Kabul edilen dünya resmi olduğu gibi korunuyor, şu farkla ki, aslında artık daha büyük, daha kapsamlı ve daha homojen bir resmin özel bir bölümü olarak. Bu, tecrübemiz dahilindeki her alanda böyle. Her alanda gözlemlenen sayısız doğal fenomen daha zengin ve daha alacalı bir bolluk sunarken ortaya çıkan bilimsel dünya resmi sürekli olarak daha net ve belirgin biçimde şekilleniyor. Dolayısıyla, dünya resminin sürekli değişiyor olması istikrarsız bir dalgalanma değil, bir ilerleme, bir gelişme, bir tamamlanma anlamına gelir. Bu gerçeği tespit etmek suretiyle, bilimsel araştırmanın savunabileceği en önemli başarıyı belirtmiş bulunuyorum.
Ancak, bu ilerlemenin yönü ve nihai amacı nedir? Yön, anlaşılabileceği üzere, dünya resmini, içindeki gerçek unsurları azaltarak onu naif ve fakat daha yüksek bir gerçekliğe taşımak suretiyle sürekli geliştirmektir. Öte yandan amaç, gelişmeye ihtiyaç duymayan, gerçek unsurlar içeren bir dünya resmi yaratmak suretiyle onun son gerçekliği temsil etmesini sağlamaktır.
Bu amaca kanıtlanabilir bir biçimde ulaşılması, asla (sadece) bizim eserimiz olmayacaktır ya da olamaz. Ama en azından şimdilik bir isim vermek için ve gerçek sözcüğünü mutlak, metazifiziksel anlamında kullanarak, bu nihai gerçekliğe "gerçek dünya" adını veriyoruz. Bu sözler, keşfedilebilir olan her şeyin ardında gerçek dünyanın bir diğer ifadeyle nesnel doğanın olduğu gerçeğinin ifadesi olarak yorumlanmalıdır. Buna karşın, deneyim yoluyla kazanılacak bir bilimsel dünya resmi -fenomonolojik dünya- daima bir yaklaşıklık ya da ilahileştirilmiş bir model olarak kalacaktır. Nasıl ki her duygunun ardında maddesel bir obje varsa, insan deneyiminin gerçek olduğunu gösterdiği her şeyin ardında metafiziksel gerçeklik vardır...
Gerçek dünya bireysel kişiliklerden ve aslında