Kayhan T.

Gerçeklerle yüzleşebilen herkes bilir ki, kamuoyu, onu oluşturan bireylerden söküp alınabilecek oyların toplamından farklı bir şeydir. Her ülkede kamuoyu oluşumuna hiçbir katkısı olmayan pek çok insan vardır: devletin işleyişiyle ilgilenmeyen, bu işleyişte bir rol almayı düşünmeyen ve bunu yapmaları halinde, bir başka sınıfın yönlendirmesine maruz kalacak olan kalabalıklar vardır. Bu kalabalıkların oyunu arazi sahibi, rahip veya muhalif bir rahip veya piskopos veya vaiz vb. yerel kamuoyu önderleri yönlendirecek, bu oyları kazanma ve artırma sanatı, saf bir demokraside siyaset pratiğinin temel unsurlarından biri olacaktır. Bunu elde etmek üzere farklı araçlar kullanılacaktır. Bazen seçmen tehdit edilecek veya doğrudan rüşvet vermek suretiyle ikna edilecektir. Seçmen para için, içki için ya da kendisinden daha güçlü birisinin gözüne girmek veya onun hoşnutsuzluğunu bertaraf etmek için oy verecek; kiracı mal sahibini, borçlu kredi vereni, esnaf müşterisini göz önünde bulunduracaktır. Binbir sıkıntı ve yoksulluk içindeki insan hiç de önem vermediği, hakkında hiçbir şey bilmediği bir konuda oy vermek zorunda kalırsa,yukarıda belirtildiği türden etkiler altında kaldığı için suçlanamaz. Bir bu kadar çok sayıda oy, sınıfsal açgözlülüğe müracaatla kazanılacaktır. Demagog, seçmeni, vereceği şu veya bu siyasi çizgideki oyunun mensup olduğu sınıfın çıkarına olduğuna ikna ederek tavlamaya çalışacak, onun en yüce hayallerine hitap edecek; mevcut sözleşmeye sadık kalmaması halinde, vergi ve vergilendirme gücünün el değiştireceğini veya devlet babanın alanını genişleteceğini, mülkiyetin bir sınıftan diğerine aktarılabileceğini söyleyerek umut dağıtacak; bunu yaparken, ısrarla ve çoğu kez başarıyla, sınıflar arasındaki kıskaçlık ve antipati duygularını körükleyecektir. Sınıflar
Sayfa 1275 - Kapı·Kitabı okudu
Reklam
Bu eserlerin ortak yönü, yazarlarının Aydınlanmacı muhaliflerinin kayıtsızlığını, soyutluğunu ve faydacılığını kınadıklarına işaret etmesidir. Romantizm asla sistematik bir karşı tez inşa etmeyi amaçlamamıştır, zira sistem fikri onun ruhuna aykırıdır; Aydınlanma'nın önerdiklerine karşın, içinde renk, samimiyet ve maneviyat barındıran bir dünyayı hedefler.
Sayfa 1145 - Kapı·Kitabı okudu
John Stuart Mill ve Alexis de Tocqueville gibi daha genç bazı liberaller, demok rasinin azınlıklara siyasi baskı yapacağından endişe duymuştur. Mill ayrıca, "düşün ce ve pratikte tek biçimlilik baskısı"nı empoze edebilecek burjuvazi toplumunun potansiyel tiranlığı konusunda uyarıda bulunmuştur. Fakat, bakış açıları ne olursa olsun, Avrupalı ya da İngiliz fark etmeksizin tüm liberaller yönetimi kilit altında tutmaya çalışmıştır, çünkü ancak bu şekilde birey, görünmeyen, gizli yeteneklerini geliştirebilir. Doğal olarak bu model Almanya ve İtalya'dan çok İngiltere'ye uymaktadır; ne kadar doğuya ve güneye giderseniz, bu bölgelerde Sanayi Devrimi'nin daha az etkili olduğunu ve Sanayi Devrimi ne kadar az etkiliyse liberalizmin de sosyal ve bireysel fazilet gerektiren milli birlik dürtüsüyle o kadar fazla bağlantısı olduğunu görürsünüz.
Sayfa 1140 - Kapı·Kitabı okudu
Yerel sermayenin kullanılabildiği yerel sanayinin türleri nelerdir ve içlerinden hangisinin üretimi en değerlisidir? Besbelli ki bunu her birey, kendi yerel haliyle, devlet adamlarından veya kanun koyuculardan çok daha iyi yargılayabilir. Özel kişileri sermayelerini kullanmaya teşvik etmesi gereken devlet adamı, sadece üzerine en gereksiz dikkati çekmekle kalmaz, aynı zamanda kolaylıkla güvenilecek bir otoriteyi de üstlenir. Sadece tek bir kişiye karşı değil ama konsey veya senato gibi bir şeye karşı da değildir ve bu otorite hiçbir yerde, kendisini onu kullanmaya yeterli sanacak derecede ahmaklık ve küstahlık sahibi bir kişinin elerinde olduğu kadar çok tehlikeli olamaz. Milletlerin Zenginliği - Adam Smith
Sayfa 1125 - Kapı·Kitabı okudu
Ticaret sistemi, yanlış ama popüler olan şu kavrama dayanmaktadır:] "Zenginlik paradan ibarettir ya da altından ve gümüşten..." Ne var ki, bu iki prensip, yani zenginliğin altın ve gümüşten ibaret olduğu ve bu metallerin sadece ticaret dengesi sebebiyle veya ithal ettiğinden daha büyük miktarda ihraç ederek hiç maden ocağı olmayan bir ülkeye getirilebilecek olması, zaruri olarak siyaset ekonomisinin en önemli işini, ev ihtiyaçları için yabancı ürünlerin ithalatını mümkün olduğunca azaltmak ve yerel sanayi üretimi-nin ihracatını mümkün olduğunca artırmak haline getirmiştir. Bu sebeple, ülkeyi zenginleştirmenin en önemli iki yolu, ithalata sınırlamalar getirilmesi ye ihracatı teşviktir. Milletlerin Zenginliği - Adam Smith
Sayfa 1124 - Kapı·Kitabı okudu
Reklam