Atatürk, II. Dünya Savaşı'nın sebep ve sonuçlarını daha 1932 yılında tam bir berraklıkla görmek suretiyle, milletlerarası münasebet ve olaylara olan nüfuz ve bunları tahlil gücünü ortaya koymuştur. 27-29 Eylül 1932'de General Mac Arthur'la yapıp 1951'de açıklanan konuşmaları, bugün herkesi hayretten donduracak bir şekilde, onun geleceğe nüfuz kudretini gözümüzün önüne sermektedir. Bu konuşmalarında Atatürk, II. Dünya Savaşı'nın Almanya tarafından çıkarılacağını, Alman askeri gücünün, İngiltere ve Rusya hariç, bütün Avrupa'yı işgal altına alabileceğini, İngiltere'nin kendisini savunmak için Fransa'ya güvenemeyeceğini ve savaşın 1940-1946 yıllarında çıkabileceğini söylemiştir. Nitekim savaş, bir yıllık bir öncelikle 1939'da patlamıştır. Yine Atatürk'e göre, savaşın gerçek galibi ne İngiltere veya Fransa ne Almanya değil, fakat Sovyet Rusya olacaktır. Yine bu konuşmalarında, Birleşik Amerika'nın Avrupa'nın kaderine karşıdan bakamayacağını, savaşa katılacağını ve ancak Amerika'nın katılmasıyla Almanya'nın yenilebileceğini de belirtmiştir. Atatürk'ün, bu arada, İtalya ve Mussolini hakkında söyledikleri çok ilgi çekicidir: "Eğer Mussolini müstakbel bir harbde, İtalya'nın zahiri heybet ve azametini, harb haricinde kalmak suretiyle lâyık-ı veçhile istismar edebilirse, sulh masasında başlıca rollerden birini oynayabilir. Fakat korkarım ki, İtalya'nın bugünkü şefi, Sezar rolünü oynamak hevesinden kendisini kurtaramayacak ve İtalya'nın askerî bir kuvvet yaratmaktan henüz çok uzak olduğunu derhal gösterecektir."