Altay

Altay
@AltayBeg
Türkçülük yürüyecek ve Türk ırkı muzaffer olacaktır. Tanrı Türk'ü korusun. — 𐱃𐰽𐰔
Boğaziçi Lisesi'nde öğrencisi olan Atilla İlhan da Atsız'ın hocalığını şöyle anlatıyor: "1941'di galiba, İzmir'deki bir liseden komünistlikten dolayı kovuldum. Belge aldığım için hiçbir yerde okuyamıyordum. Özel bir lisede okuyabilir mi diye beni İstanbul'a yolladılar. Boğaziçi Lisesi'ne geldim. Boğaziçi Lisesi'nde edebiyat öğretmenim kimdi, biliyor musunuz? Nihâl Atsız idi. Ben 'eyvah' dedim, 'bu adam beni hemen mimleyecek ve perişan edecek.' Ne bekliyorum, biliyor musunuz? Bir Hitler bekliyordum ben. Geldi, hiç de öyle bir adam görmedim. Derli toplu, aklı başında, işini çok ciddiye alan bir adamdı. Her çocuğun İstiklâl Marşı'nı baştan aşağı ezbere bilmesini isterdi. Onu yapmadın mı, sıfırı alıp oturuyordun. Ve sınıfta bu işi yapan tek adam ben çıktım. 'Sen kimsin, nereden çıktın yahu?' dedi. 'Ben şuyum' dedim. 'Sende iş var' dedi. Birkaç soru daha sordu ve bizim Nihâl Bey ile öğrenci-hoca ilişkisi çok büyüdü. Derslerinde hiç politik telkinde bulunduğunu hatırlamıyorum. Sadece, İslâm öncesi Türk tarihinden daha çok bahsederdi. Yani onunla daha çok ilgilenirdi."
Sayfa 117·Kitabı okudu
Reklam
Ari ırk tuttu. Avrupa hem sömürüyor, hem aryanlığın gururunu yaşıyordu. ABD meclislerinde Âşikâr Kader (Manifest Destiny) anlatılıyor, dünyanın hızla ari ırkların hâkimiyetine gittiği, aşağılık ırkların, mesela Amerikan yerlilerinin, yok olacağı alkışlar arasında yüksek sesle dillendiriliyordu. Amerika'nın aşağılık ırkları yerlilerdi ama Avrupa'nın aşağı ırkları farklıydı: Yahudiler ve Türkler yok olacak aşağılık ırklardandı. İngilizlere göre Türkler tez zamanda kutsal topraklardan, geldikleri Asya'ya sürülmeliydi. Almanya ise "son çözüm" ile Yahudileri yok etme peşine düştü. Hitler, yukarıdaki özette görüldüğü gibi ırkçı zincirin son halkasıdır. Başlatıcısı değil.
Sayfa 68
Sosyal Darwinizm
Sosyal Darwinizm, bütün canlılar için geçerli olan evrim mekanizmasının insanlar için de geçerli olduğunu, bu yüzden, poligenizme ihtiyaç duyulmaksızın, süregelen evrimden ötürü, hem dünya üzerindeki insan grupları arasında hem de aynı ülkedeki insan grupları arasında zekâ, kabiliyet, karakter gibi özelliklerde farklar bulunduğunu ileri sürer.
Sayfa 65
Rahatın ve saadetin bulunmadığı yerden kaçmak kolay şeydir; marifet o yeri saadete ve rahata eriştirmektir. Halbuki bu, bizi müteessir eden, sözüm ona medenî hislerimizi inciden muhitlerden kaçmakla ve uzaklaşmakla olmaz. Yürümenin zahmetini duymıyan memleketini demir yolu ağlarile örmek iştiyakını da hiç bir zaman lâzım olduğu kadar duyamaz. - Dede Korkut imzalı yazar
Sayfa 11
Anlaşıldığına göre Türkçü parti konusu bir süre daha Türkçü çevrelerde konuşulmaya devam etmiştir. 14 Kasım 1947'de 3. sayısı yayımlanan Kızılelma dergisinin kapağında Atsız'ın resmi ve "Atsız'la Konuştum!" manşeti vardır. Mustafa Müftüoğlu'nun yaptığı mülakatta Atsız'ın söyledikleri hayli ilgi çekicidir: "Bugünkü Türkçülük vuzuhsuz bir fikir cereyanı, Türkçüler de başbuğsuz ve disiplinsiz büyük bir başıbozuk ordusudur. Türkçü olduğunu iddia edenlerin bir kısmı Türkçülüğün ne olduğundan habersizdir. Bir kısmı Türkçülüğü yalnız Müslümanlık sanmaktadır. Bir kısmı da Türkçülüğün Kemalizm olduğunu iddia etmektedir... Bugün ise Türkçülüğü başıbozukluktan kurtarmak için onun bir siyasî parti haline gelmesinde mutlak bir zaruret görüyorum."
Sayfa 109·Kitabı okudu
Reklam