Denizi gören masa diye bir şey var bu hayatta. İnsana son derece gösterişli, alımlı, cazip bir vaatte bulunuyor. Deniz görmek demek, burada kendini iyi hissedersin demek. Burada bir mutluluğa ortak olacaksınız demek. Bir ayrıcalık kazanıyorsun bu masaya yerleşerek. Sadece iyi günlerde değil, bir şeyler kötü gitmeye başladığında da ihtiyaç duyduğun teselliyi burada bulabilirsin demek. Birbirinizin yüzünde daha önce gördüğünüz iyiliği ve güzelliği artık bulamıyorsanız, hiç olmazsa dönüp denize bakarsınız türünden bir teselli. Bakışlarınızı kaçırmak isterseniz orada bir deniz var. Denize bakmanın insanın kalbini iyileştiren bir yanı var. Rüyada bile görsen böyle. Bir şeye başlamak için de, bitirmek için de iyi bir mahal burası. Deniz gören bir masa bulabilmek büyük şans bu hayatta.
▫💚Bir Hocaya soruyorlar, “Çok keskin bir zekaya sahipsiniz bunun sebebi nedir?” El-Cevap: “Evladım bize ilk öğretilen ayak ucuna bakarak yürümemizdi.”
▫💚Hiç görmediğiniz bir şeyi hayal etme şansınız yok. O yüzden Kur’ân-ı Kerim’de cennet “tahayyül edemeyeceğiniz yer” diye geçer.
▫💚❤️Kalbin zînası hevestir.
▫💚“Kim arzu ve istekle harama bakarsa, Allah(cc) onun kalbinden 40 gün ibadet lezzetini alır.” Hz.Ali (ra)
▫💚👀Gözünü korumayan bir müminin kâmil bir îmana ulaşması zor.
▫💚Ezan tek başına terapidir.
▫💚Ezanı dinlemek bilinçaltı temizliğidir.
▫💚İnsanlar günde 5 vakit ezan dinlese düzelir.
▫💚Ezan okunurken temizlenmesini istediğiniz ve sizde olmayan bir amel için niyet edin.
▫💚👀Harama bakmaktan Allah(cc) korkusu ile vazgeçene Allah(cc) kalbinde lezzet duyacağı ibadet nasip eder.
▫💚👀Gözü başıboş bırakmak helâki getirir.
▫💚👀Gözümüz harama yakınsa, gönlümüzün de harama yakın olması muhtemel. O yüzden çocuklarınız nereye bakıyor dikkat edin.
▫💚Yatarken son düşündüğün ne ise uyurken onunla meşgul olursun.
▫💚Ne ile uyursanız, onunla uyanırsınız, nasıl uyanırsanız, öyle yaşarsınız.
▫💚Uyandığınızda ilk الله Allah(cc) deyin ki, Allah(cc) ile devam etsin gününüz.
Gönlümüzdeki taşlardan putlar diktik. Adı “rızık kaygısı” olan, adı “ama” olan, adı “konfor” olan, adı “kolej” olan, adı “ihale” olan, adı “yapamayız” olan, adı “çanta” olan, adı “tatil” olan…
Bize bir İbrahim gerekiyor içimizdeki putları yıkan.
Etrafa dağılan taşlara yeni isimler koymak gerekiyor.
Adı “kıyam” olan, adı “haykırış” olan, adı “direniş” olan, adı “vahdet” olan, adı “insanlık” olan bir çok taşı elimize alıp; aynı anda hep beraber aynı yöne doğru atmamız gerekiyor.