Alvera Black

Alvera Black
@Alvera
Dağlı ve kardeşleri
Bu insanlar dev midir? Yatak görmemiş gövde midir? Bir yara açar boyunlarında Kol kola durup bağırdıklarında "Yar, kurbanın olam! Dağlar önüme durmuş ki dağlanam"
Reklam
Kamuranlardan uzak durun...
Ve Kamuran Feride'ye evlenme teklifi ederken şöyle der: Eğer bana evet dersen baştan aşağıya mutluluk olurum Bırakırım şairliği, şairlik zaten mutsuz adam işi, senden âla şiir mi var senin yüzünden âla! Eğer bana evet dersen duvar ustası olur evimizin duvarını yaparım Hanımeli yetiştirim en bi sevdiğinden. Eğer bana evet dersen yeni yeni icatlar çıkarırım. Çatıda kuş yuvaları yaparım, ama sen beslersen. Eğer bana evet dersen baba olurum baba olur eve ekmek getiririm. Feridem! Can şenliğim! Evet diyecek misin bana!
Hayatı yalnızca izleyenlerin kitabı.
Herkesin bir hayatı olmuştu işte, herkesin bir hayatı vardı. İstanbul'da, Manisa'da, Ankara'da, İzmir'de, Çorlu'da, Yozgat'ta, Viyana'da, Frankfurt'ta hatta Kore'de yaşamış ve yaşayan, hepsinin varlığı Mücellâ tarafından bilinen, görülen bir sürü insan. Bunların bir kısmı yok olup gitmişti, bir kısmı Mücella'dan sonra da yaşayacaktı. Bir kısmının hayatı Mücella'nın hayatıyla iç içe yaşanmıştı. Bir kısmı bir görünüp bir kaybolmuştu. Kalacak zannettikleri gitmiş, gidecek zannettikleri kalmıştı onunla. Kiminin hayatı, izleyenleri tatmin eden bir sonuca bağlanmıştı, mükemmel bir roman gibi. Kimininki sebepsiz sonuçsuz kalmıştı, hayat gibi. Mücella'nın gözünün önünden ne kadar çok hayat kayan yıldızlar gibi bir parlayıp bir sönerek akıp gitmişti de bir tek o, bir kaya parçasına sıkıca tutunmuş bir yosun dalı gibi, dalga vurdukça yalpalasa bile yerinden kıpırdamamıştı. Yapayalnız tükenen bu hayat, kendisi için değil başkaları için yaşanmıştı, bütün benzerleri gibi.