Ali Sami Doğru

Ali Sami Doğru
Tahttan çekildikten sonra yirmi gün İstanbul’da kalan II. Bâyezid, ömrünün kalan kısmını geçirmek üzere Dimetoka’ya doğru yola çıktı. Ancak buraya varamadan 26 Mayıs’ta yolda öldü. Yavuz ileride bir mesele çıkmasını önlemek için babasını zehirletmişti
Tarih
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
II. Bâyezid devrinde büyük fetihlerin yapılmaması bir eksiklik olarak görülür. Fatih ve Yavuz gibi iki büyük fütuhatçının arasında kalan hükümdarlık dönemine de bu yüzden fazla olumlu bakılmaz. Ancak Fatih’ten sonra fazla fütuhat yapılmaması devletin sağlamlaşması açısından olumlu olmuştur. Bu dönemde daha önce fethedilen yerlerde Osmanlı düzeni oturtulmuş, Osmanlı devlet teşkilatı ve askerî yapısı da gelişmiştir.
Tarih
Halil İnalcık, fetih sayesinde II. Mehmed'in kendisini cihanşümul bir imparatorluğun temsilcisi olarak gördüğünü, mutlak ve hudutsuz bir iktidar kazandığını belirtir. Bu durum merkeziyetçi devletin kurulabilmesini ve devamlı fütuhat faaliyetlerinde bulunulabilmesini sağladı. Fatih'in cihanşümul hakimiyet fikrinin temelleri geniş bir yelpazeden oluşuyordu: Türk-Moğol hükümdarlık geleneği, İslâmî hilafet telakkisi ve Roma imparatorluk fikri. Fatih, fetihten sonra kendisini Roma İmparatorluğu'nun yegâne vârisi sayarak, Bizans İmparatorları ile akraba bütün sülaleleri (Trabzon Rum İmparatorluğu, Mora Despotları vs) ortadan kaldırmak için faaliyete geçmişti.
Tarih
Hristiyanlar İstanbul’un Türkler’in eline geçmesini Romalıların Kudüs’ü yakıp yıkması, Hazreti İsa’nın çarmıha gerilmesi ve dünyanın sonu gibi insanlık tarihindeki büyük felaketlerden birisi olarak algıladılar.
Tarih
Ankara Savaşı’na genellikle Osmanlı gözü ile bakıldığından ve mağlubiyetin acısı unutulmak istendiğinden, Timur’un göçebe bir imparatorluk kurduğu ve bu devletin de kısa bir süre sonra dağıldığı, ancak Osmanlılar’ın mağlup olmalarına rağmen bu savaştan sonra kendilerini toparlayıp 500 yıl daha sürecek bir cihan devletini meydana getirdikleri söylenir. Ancak Timur’un kurduğu devlet kof bir imparatorluk değildir. Ayrıca İslâm Medeniyeti’nin en parlak ürünlerini verdiği Semerkant bölgesinde kurulduğu gözden kaçmamalıdır. Timur’un kurduğu imparatorluğun Maveraünnehir bölgesindeki kısmı XVI. yüzyılın başlarına kadar devam etti. Torunlarından Babür’ün Hindistan’da kurduğu devlet de XIX. yüzyıl ortalarına kadar varlığını sürdürdü. Bugün Hindistan, Pakistan ve Bangladeş’te 300 milyondan fazla Müslüman’ın bulunmasında en büyük rol Timurlularındır.
Tarih