Bence taşralı adam ait olmak, ait hissetmek istiyor. En temel ihtiyacımız ne de olsa. Bu aidiyet hissini yasaya girerek yaşayabileceğine tamamen inanmış. Neden inanmış? Büyük ihtimalle yapayalnızdı ya da toplum tarafından dışlanmış hissediyordu. Herkes gibi o da yasaya girerek ait hissedeceğine; uyum sağlayabileceğine inanmıştı. "Herkes yasaya göre ölüyor" derken herkes gibi ölerek ait hissedecekti belki de. Otoriteye tam da bu yüzden boyun eğiyor bence. Boyun eğmezse yine dışlanmış hissedecek. Bunca yıl bekleme nedeni de bir gün yasa tarafından kabul edeceği umuduna tutunmuş olması olabilir. Aslında o kadar çaresiz ki. Sonunda da kendi benliğini bulamamış, kendisinin bir insan olduğunu kabul edememiş, korkularını yenememiş, kendisini topluma olduğu gibi kabul ettirebilmek için mücadele edememiş, daha ne olduğunu dahi keşfedememiş bir insan olarak kendi için öngörülmüş olan bu savunma duvarını asla aşamamış. Aslında kendisi dışarıda beklemiyor. Bunca yıl tamamen etrafı duvarlarla çevrili, içeride yalnızca bir tabure olan küçücük bir odaya kendisini hapsetmiş.