Şu kolaylikla söylenebilir ki, bugünün yeni kaygı çağı önceki iki çağa çok benzemektedir. Günümüz kültüründe de kaygının birincil nedeni ekonomik belirsizlik değilmiş gibi görünmektedir, zira kaygı daha ziyade insanların toplumsal rollerine ilişkin yaşadığı problemlerle, sürekli kimlik değiştirmek istemeleriyle ve eylemleri için herhangi bir rehber bulmalarinın imkânsızlğıyla bağlantılı idi. Bu belirsizlikler bugün de insanların dini köktenciliğe dönmeleri ve yeni totalitarizm biçimleri doğuran toplumsal kısıtlamalara kucak açmalarıyla sonuçlanmaktadır.
Kaygının öznenin hem kendisine dair hem de toplum genelindeki konumunda meydana gelen değişimlere dair algısının değişmesinden doğduğunu unutmamalıyız.