Gecenin ilerleyen saatlerine doğru, hava iyice soğumuş, akşamdan beri ince ince durmaksızın yağan kar, şiddetini arttırıp tipiye dönüşmüştü. Dışarıda delicesine esen rüzgârın uğultusu, odanın içinde çınlıyordu. İnsanı ürperten bu ses, bir felaketin habercisiydi.
Bir resmin kalmış bende, tam ortadan yırtılmış. Hani siyah kazaklı!.. Biliyorsun değil mi?
Gözlerimden süzülen, birkaç damla anıda, senin sıcaklığın var. Anlıyorsun değil mi?
Barış Manço
Başka ne söylenebilirdi ki bu konuda; insanın tutunacak bir dalının olmaması, sığınacağı tek sığınağı olan kendi evinde, çaresiz ve kimsesiz kalması… Dünyada ki, en kötü yalnızlık buydu belki de..