Amo Rise

Amo Rise
İnsan. Merdümgiriz. A F.ing Nihilist letterboxd.com/amorise/films/b... & trakt.tv/users/amorise/h...
Cumhuriyetin önünü açmak
Zeki Bey'in hakkı yoktur ki yalnız hissiyat-ı İslâmiyeyi kendi ruhunda mütecelli (görünen, ortaya çıkan) addederek Meclis-i âli'yi ananat ve hissiyât-ı İslâmiyeyi sarsmakla itham edebilsin. Arkadaşlar hep Müslümanız. Zeki Bey'den Müslüman dinini, Müslüman ananesini öğrenmek ihtiyacında da değiliz. Arkadaşlar, bir zamanlar Osmanlı tarihinde Patrona Haliller'in elinde de bu hissiyat-ı islâmiye tâbiri kullanılıyordu. Daha müdrik olmak böyle mukaddes fikirler ve kanaatleri şahsî arzular için bir âlet olarak kullanmamak lâzımdır. Artık bundan çekinmeliyiz. Cumhuriyeti ilân eden bir milletin en yüksek vazifesi kendi vatanı için kendi varlığı için kabul edeceği en büyük esas, kendi mevcudiyetine tehlike getirebilecek ikiliklere meydan bırakmamaktır. Milletin selâmet-i efkârı için daima sultanlığa timsal olabilecek olan bütün müesseseleri yıkmaktır. Ancak o zaman Cumhuriyet tamam olabilir. O zaman ancak Cumhuriyetin temel esasları olabilir. (Vasıf B.)
Sayfa 82·Kitabı okudu
Reklam

Amo Rise

, bir kitap okudu
10/10
·134 syf.·
Beğendi
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2026 19:29
·
2026 9. kitabı
Hilafetin Kaldırılması
Bunu (hilafeti) lüzumundan fazla büyütmek ve buna başka türlü mânalar vermek hurafeye, masallara kadar gitmek ve korkunç bir hale koymakta ne mâna vardır? Evet bunun bir mânası vardır, o da görenektir. Efendiler, görenektir. Kafalar alışmış, gözler alışmış, zihin alışmış, başka bir şey değil. Maalesef her türlü zulümlerine katlanarak alışmışız. Memleketi malikânelerine çevirmişler. Milleti uşak gibi kullanmışlar, bir şey dememişiz. Efendiler ahali bu hakayıkı anlamazmış, bilmezmiş. Anlatalım, bildirelim; vazifemizdir. Ahali anlamamışsa kabahat onlarda değil anlatmayanlardadır, bildirmeyenlerdedir. Bundan sonra anlatalım, ikaz edelim, irşat ve tenvir (aydınlatma) edelim ve bu zavallı memleketi artık yürütelim. (Bravo sesleri). Hilâfet, hilâfet diye çökmüş gitmişiz. Harap ve turabolmuşuz. Ne malımız, ne canımız, ne mülkümüz kalmış. Bütün memleket yoksulluk içinde kalmış. Yevm-i hilafetin imhasını efendiler?... (Bravo sesleri) Artık yürüyelim, dirilelim. Bütün âlemi medeniyet almış yürümüş, tarik-i terakkide dev adımlarıyla gidiyor. Biz bunların arkasında boynu bükük yetim gibi bakıp bakıp da (Geçti kervan, kaldık dağlar başında) mı diyelim? (Handeler) doğrusu insan müteessir oluyor. Ne yalan söyleyeyim aynı zamanda insana hiddet de geliyor. Ne acayip şey! Din-i İslâm bu kadar âli ve terakkiperver bir din olsun da biz Müslümanlar millet ve akvam (milletler) içinde en geride kalalım. (Handeler ve alkışlar) (Adliye Vekili Seyid B.)
İnsanlık eşittir.
Allahın indinde en makul ve mükerrem olan zat, kimin oğlu olursa olsun Allahtan en çok korkan zattır. Bunun içindir ki islâmiyette hiçbir kimse şahsi imtiyazından mütevellid olmak üzere diğer bir fert üzerinde cebren söz geçirmek, ona emir ve nehi (yasak) etmek hakkını haiz değildir. (Adliye Vekili Seyid B.)
Laik Cumhuriyet
Saraylarda beş, altı yaşındaki çocukların önünde vükelâ rical ve ekâbir hepsi böyle el pençe divan dururlarmış. İnsanların, böyle kendi kendilerini esaret altına sokmalarına karşı o zaman derin bir nefes hissetmiştim. Efendiler bugün bu mefkûre tamamiyle değişmiştir ve ben bugünü gördüğüm için ölürsem de gam yemem, ruhum ebediyen istirahat edebilir. Artık kimse beş altı yaşındaki çocukların önünde el pençe divan durmayacak ve hiçbir zaman "arzu-yu şahanem, milletime ihsan ettim" sözlerini işitmeyecek.
Sayfa 59·Kitabı okudu
Reklam