Amo Rise

Amo Rise
İnsan. Merdümgiriz. A F.ing Nihilist letterboxd.com/amorise/films/b... & trakt.tv/users/amorise/h...
388 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Antropoloji ve Eleştirisi
Tambiah iyi bir araştırmacı ve iyi noktalara parmak basıyor. Fakat bilimin ne olduğu konusundaki -fikrimce- çok ters bir savını anlatmış bu kitapta. Tambiah'a göre gelişim lineer bir şekilde evrilerek yaşanmadı: yani büyü ile batıl, sonra din, sonra bilim ve akılcılık diye atlayarak ilerlemedik. Ona göre insanlık, bu kavramların dozlarında ve tarzlarında yaptığı değişimle (kültür) yaşayarak bugünkü kusurlu bilimsel akılcılığına geldi. İşte kanıtı da bugünkü bilimsel araştırmalarımızın keyfiyeti, ayrımcılığı, türevleri... "Hem, Pagan ritüellerini İbrahimi dinlerin aşağısına koyan bazı ateistler, bugün niye uğurlu formalarıyla maç izliyorlar?" minvalinde yazıyor Tambiah. Güzel bir sorgu fakat bence geçersiz. Evet ilerleme lineer değildir ve baskıcı bir insan dünyasında evreni bilim ve felsefe ile sorgulamaya çalışıyoruz. Evet bilim insanı dediklerimiz irrasyonel komploculuklarla da karşımıza çıkabiliyor; ancak bu bilimin değil de o bireylerin sorunu değil mi? Yani kötülük de yapsak, kötülüğe maruz da kalsak bunu bilime atfetmek ne kadar mantıklı? Bilim bir metottur, sağlam bir yapıdır, üstüne bulaştırdığınız lekeyi özüne ait sayamazsınız. İnsanlık tarihinde karşınıza çıkanlar bilimin kullanım alanları ve sonuçları olsa da; insan olarak zihninize yansıyan ve içgüdülerinize hitap eden, idrak edebildiğiniz BİLİM, "doğada gerçekleşen (olan) şeyler"in algılanmaya çalışılmasından ibarettir. Doğayı fiziksel ve maddesel bir bağımsız gerçelik olarak kabul edersek (rasyonel olan budur), onu -gerekirse testlerle- açıklama girişimleri nasıl taraflı olabilir? Bilime yapışık tuttuğumuz taraflı şeyler vardır fakat bunlar "taraflı yan" değil, "yanındaki taraflar"dır. Sağlam bir binaya sürdüğünüz domates lekesi "binanın temelinde"dir fakat binanın temeline ait
Büyü, Bilim, Din ve Akılcılığın KapsamıStanley Jeyaraja Tambiah · Dost Kitabevi Yaınları · 20024 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
1913
Puan vermedi·73 syf.··
2026 12. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2026 02:05
“Don’ts for Husbands” ve “Don’ts for Wives” (karılar ve kocaların yapmaması gerekenler) tek parçada okudum. 110 yıl önceki aile kurumuna dair fikir verici. Üst-orta sınıf, hizmetçileri olan klasik Amerikan filmlerindeki eşlere yazıldığı belli. Öğütler bugün de aynı, fakat yaşam tarzı değiştiği ve farkındalık arttığı için geçersizleşebiliyor: Davranış, giyim, eş-dost durumu, yemek, hobiler… Aziz Nesin’in “Çamaşır Günü”ndeki temizlik telaşından alışveriş sırasında sıkılan kocalara aynı… Hanım yazarın kocalara uyarıları ise Sevr Antlaşması gibi. Kadınlar için (o günün modernitesi içinde) eski usül öneriler. Eşlere iki kitapta aynı uyarıları yaptığı da olmuş. Birkaç örnek bırakıyorum: Kocanız evde eski bir ceket giymekte ısrar ettiği için şikayet etmeyin. Onu giyiyor çünkü sahip olduğu en rahat giysi bu ve ev rahatlık için en uygun yer. Karınızın niyetini sorgulamayın. O, sizin aklınıza hiç gelmeyecek bir amaçla bir işe kalkışabilir ve bu davranışında tamamen haklı olabilir. Evde bir mazlum olmayın. Bazı eşler acınası gözükmezlerse asla mutlu olamazlar, ancak kocaları bu tuhaf özelliği hiç takdir etmez. Acı dolu gülümseme en sinir bozucu şeydir. Karınızın sizden başka hiçbir erkeği görmek istemediğini düşünmeyin. Sizi ne kadar sevse de, her şeyin fazlası zararlıdır. Kocanızı zahmetli bir alışveriş gezisine çıkarmayın ve onun tüm bu süre boyunca iyi huylu kalmasını beklemeyin. Özel bir elbise satın alırken onun tavsiyesini almak istiyorsanız, önce bunu halledin, sonra onu salıverin. Erkekler genellikle gelişigüzel alışveriş yapmaktan nefret ederler.
Don'ts for WivesBlanche Ebbutt · A and C Black · 20091 okunma
Çok tehlikeli kitap.
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2026 20:46
Lokumdan helvaya, pişmaniyeden muhallebiye, macunlardan dondurmaya ve tahin-pekmeze 10 günde 1,5 kilo aldım. Ekol; Gönül Tekin, Nurhan Atasoy, Murat Bardakçı ekolü, belgelerle. Yazar da tatlı bir hanım, Tarihin Arka Odası'nda bir bölümü de var. Türkiye'nin yüzyıllardır devam eden tatlı kültürü açısından gerçekten ballıyız. Sırrı uzun uzun karıştırmakta ve sündürmekte. Gideyim de bir lokum daha yiyeyim.
GülbeşekerMary Işın · Yapı Kredi Yayınları · 202518 okunma
Ölülerin Genetik Kitabı
Puan vermedi·360 syf.··
Beğendi
·
2025 82. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2025 19:36
Her şeye kayıtsız bir doğada oluşan ve yaşayan "genler" dediğimiz bilinçsiz bir virüs ordusunun (?) hayatta kalma mücadelesinin araçlarıyız. Bu genlerin geçmiş bilançoları, sandığımızdan daha değerli; çünkü biz dış organizmaların maruz kaldığı çevresel ve sosyal olayları ve uzun süreli seçilim baskılarını not alıyor: bu yüzden kitabın başlığı “Ölülerin Genetik Kitabı”. Türkçe tercümesi ise Kasım 2025 itibariyle bulunmuyor. Maruz kaldığımız şeyler demişken, doğal seçilimdeki payımız düşük ve daha pasif. Unutmamak gerek: yaşayan şeylerin genetiği değişmez. Hatta kendinize yaptıklarınız, hamileyken sigara içmek bile gametinizi gen havuzunu etkileyecek, kalıtsal biçimde değiştiremez (yanlış olması yanında hücresel stres, plasentaya giden oksijenin etkilenmesi ve gen aktivasyonunu bozması gibi tehlikeleri var tabii!). Evrimde rastgele bir mutasyon olur, genetik bir özellik değişir ve bu genin hayatta kalıp türün diğer üyeleriyle çoğalması ve sayısal üstünlüğü ele geçirmesi mümkünse, popülasyonun genetik havuzu artık bu yeni genle “türleşir”. Bu kadar, fazlası değil. İşte Dawkins bu evrimsel süreçte canlıların genetik kayıtlarındaki ilginç olayları inceliyor. Bana göre Bencil Gen veya Kör Saatçi kadar etkileyici bir kitap değil, fakat kitabın yine bir tezi var (ee sonuçta Dawkins’ten bahsediyoruz): bencil genlerin geçmişten bugüne hayatta kalma mücadelelerini üzerlerinden okuyabiliriz… Dawkins, bir gen açma-kapama aksiyonu olan epigenetiğin metafiziksel modasını dışlayıp, bu mücadeleyi farklı yöne çekmemek gerektiğini de bize hatırlatıyor. Bunlar benim anladıklarım. Yakında tercümesi yapılır zaten, okumanızı öneririm.
The Genetic Book of the DeadRichard Dawkins · Apollo Books · 20241 okunma
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2025 62. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 23 Eylül 2025 22:24
Rovelli yine bir şaheser yaratmış. “Zamanın Düzeni”nde zaman, burada da kuantum… Benim için kitabın görevi: bilgi vermek; düşündürmek ve yazmak için akla fikirler getirmek; ve evreni anlama yolunda bir adım attırmaktır. Bu kitapta hepsi var. Helgoland Almanya’ya ait Kuzey Denizi’ndeki bir adanın ismi. Werner Heisenberg’in ilk kuantum mekaniğini düşleyeceği sanctum sanctorumu. Beynimin aldığı kadarıyla, klasik fizikteki elektronların hareketini açıklayan yörüngeler, Heisenberg’de bir olasılık tablosuna (matris) dönüşüyor. Hareket sırasında salınan ışığın frekansı ve genliği ölçülünce nereden nereye gittiği olasılığını hesaplayabiliyoruz. (?) Schrödinger ile Ψ (psi) parçacık dalgasını görüyoruz: “Lazer ışını aslında çok uzaklarda uzayda dağılır gider. Bir ışık ışınının rotasının çizdiği kesin hat yalnızca bu dağılmayı göz ardı eden yaklaşık bir değerlendirmedir.”. Burada dalga aslında ihtimal bulutları, püskürtülen her bir nokta bir olası varış noktası. (?) Sen mi haklısın ben mi derken ikisinin de kullanılabilir hesaplar olduğunu görüyoruz. Belirsizlik, süper pozisyon ve dolanıklık nasıl dudak uçuklatıyor onu anlatmış yazar. Ve Rovelli’yi en çok etkileyen: şeylerin etkileşimi (örn. gözlemci gibi). Aslında her şey birbirinin gözlemcisi, etkileşimcisidir. Burada yazarın holizmine (bütüncülük) dönüyoruz. Rasyonelliğinden şüphe duymasam da benim için bir tutam metafizik kokan katılmadığım tarafı: “Bütün, birden fazlasıdır.”. Nasıl gözlemci elektronun hareketine etki ediyorsa, varlıklar da birbirinin nasıl “olduklarına”, yani nasıl tanımlandıklarına, nasıl davrandıklarına karar verir. Öncelikle yazar gözlemcinin bir şeyi değiştirmediğini, zaten etkileşime göre bir sonuç çıkmasının normalliğini söylüyor. Gözlemci kendi durumuna göre hesap ettiği için kendi sonucunu
HelgolandCarlo Rovelli · Tellekt · 202226 okunma