Yaşadığımız dünyada siyasetten spora kadar herkes öylesine sallıyor ki, zırtçılar giderek bu işler bizi aşar düşüncesiyle kendilerini geriye çektiler. Küçük kahvelerde az da olsa faaliyetlerine devam edenler var…
Eğer bir yerde onları görürseniz gidin hikâyelerini dinleyin. Neticede size maliyeti de bir bardak çay ya da bir duble rakıdır. Zırtçılardan değil, yalancılardan korkun…
O günden sonra bu benim tipik hayat görüşüm oldu: Kuvvetle özlemini duyup hayal gücümle aşırı bir şekilde güzelleştirdiğim şeylerle her karşılaşmamda elimden başka bir şey gelmediğinden kaçıp gitmeyi alışkanlık edindim.
İnsanı birkaç kalıpla değerlendirerek bir ömür yaşayan aptallar var. Belki rahattır öyle yaşamak ama biraz tehlikeli. Kendilerinin o ince mi ince kalıplarına girmeyen benim gibi insanların ne olduğunu tahmin bile edemezler çünkü.