Sivas üzerinden Trabzon üzerine giderken yollarda büyük zahmetlerle karşılaşan, Fatih'e Sara hatun'un, "oğul, ufacık trabzon için tatlı cânına bu kadar eziyet değer mi?" şeklindeki sözüne, İstanbul'un Fatihi: "valide, seyf-i İslâm bizim elimizde, cihad sevâbına nâil olup Allah'ın rızâsını tahsilden başka gayemiz yoktur." şeklindeki cevâbı ile maksadının Allah adını yüceltmek olduğunu açıkça ifade etmiştir.