Androgynos

Puan vermedi·192 syf.··
2022 31. kitabı
Kitabın başarında hikayeye girmekte ve olayları anlamakta çok zorluk çektim. Karakterleri tanıtmadan bodoslama dalıyor hikayeye yazarımız. İlk 50 sayfa gerçekten zordu. Sonra sonra karakterleri tanıdıkça hikaye sarıyor insanı. Aylak adamı anlamaya, kadınlarla ilişkileri anlamlandırmaya başlayabiliyoruz. Aylak adamımız konuştukça psikolojindeki yaraları görebiliyoruz. Teyzesine olan aşkını, onu babasıyla gördüğünde yaşadığı travmayı ve bunun onun kadınlarla olan ilişkisine nasıl etki ettiğini gözlemliyoruz. Sonuç olarak Aylak Adam bana şunu düşündürdü ; biz insanlar ne kadar bireysel olduğumuzu düşünsek de asla bireysel değiliz. Karakterimiz bile "ben" değil. Her "ben" aslında yaşamına giren çıkan her bireyle bir "biz" oluyor. Dolayısıyla her ben aslında çevresindekilerle doğumundan ölümüne kadar olan insanlarla bir "biz". İster bunu kabul etsin ister etmesin. Tüm gerçek bundan ibaret.
1000Kitap
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·144 syf.··
2022 30. kitabı
Unamuno'nun okuduğum ikinci kitabı oldu. İlk Sis kitabını okumuş ve çok etkilenmiştim. Sonra listeme tüm kitaplarımı aldım. Sis'ten sonra Günlükler kitabının okumam büyük şans. Sanırım ilk bu kitabını okusam Unamuno okumaya devam etmezdim. Çünkü Günlükler kitabında oldukça kafası karışık bir yere gidip geri dönmüş, sürtünmesiz bir ortamda havadan bırakılmış bir top gibi sonsuza kadar aynı yüksekliğe çıkan bir top gibi düşünceleri bir orada bir burada yazar gördüm. Düşünmekten yorulmuş kurtuluşu inançta bulmuş bir yazar gördüm. En büyük tavsiyesi (daha önce nerede duyduğumu hatırlamadığım ama bir yerlerde bunu daha öncede duyduğuma emin olduğum ) bize şu ki: inanmak için inanmayı beklemeyin, inanmak için inanıyor gibi yapmaya başlayın inanç sizi bulacak. Bilmiyorum haklı mı? Ölüm üzerine oldukça derin incelemeleri var. Var oluş sorunu içinde kaybolan yazarımız ölümü hiçlik olarak görenlerin inançlarını sorguluyor. Madem hiç oluyorum zihinim yok oluyor ve sen buna inanıyorsun nasıl sakin kalabiliyorsun diye eleştiriyor. Bir zaman bir isim bırakmak kaygısıyla yaşadığını ifade eden yazarımız, ölüm korkusunun sarmış olmasından mütevellit artık ruhunu kurtarmak için yaşayacağını ifade ediyor ve inanca sarılıyor. Bana sorarsanız ise korkunç olan ölüm değil, korkunç olan sonsuza kadar var olmak. Nasıl yorulmadan sonsuza kadar var olabiliriz? Ölüm yok dönüşüm varsa bu gerçekten korkunç değil mi? Sonsuza kadar var olmayı korkunç bulan sadece ben miyim?
Felsefe
GünlüklerMiguel de Unamuno · Sel Yayınları · 2017178 okunma
İnsanmatik
Puan vermedi·172 syf.··
2022 6. kitabı
Dikkat kitabın içeriği hakkında bilgi (spoiler) içerir!!! Otomatik portakal ilk okuduğumda çok anlamadığım, neden bu kadar kötülük neden bu kadar şiddet diye sorguladığım bir kitap olmuştu. Daha sonra tekrar okuyup, kitabın satır aralarını incelediğimde ise yazar bize ne çok şey anlatmış dedim. Kitabımızın baş kahramanı olan Alex'ten başlamak istiyorum. Öncellikle Alex ismi A-lex olarak düşündüğümüzde lex sözcüğü kural, kanun anlamına gelmektedir. Başına A harfini alıp Alex olduğunda kanun tanımaz anlamı çıkmaktadır. Tam olarak da romanımızın baş kahramanını ifade eden doğru bir sözcüğe ulaşmış bulunmaktayız. Yazarımız Anthony Burgess kitabını yazmamış adeta baştan sona en ince ayrıntısına kadar örmüş, bir bulmaca gibi hazırlamış ve beğenimize sunmuş. Alex 15 yaşında bariz bir şekilde kişilik bozukluğu sergileyen bir şahsiyettir. Sorunlu bir kişilik imajı çizse de kişisel zevkleri olan, hayatı sorgulayan bir yönü de vardır. Alex ve çetesi kötüdür ama bu kötülük aslında sisteme duyulan kinin bir yansımasıdır. Alex'in kendini ifade ettiği ve asıl problemin ne olduğunu sf 37 de dile getirdiğini görüyoruz. Alex sistemin insanların otomatikleştirmesine, iyilik yaparken bile sistemin istediği iyilikleri yapmasına eleştiri getiriyor. Buna olan tepkisini de şu şekilde ifade ediyor: "madem mutlu olmak tüm çabamız, iyilik yaparak mutlu olmak zorunda mıyız? Ben kötülüğü seçiyorum, kötülük yaparak mutlu oluyorum." Aslında Alex'in ağzında yazar Anthony Burgess sistemde ki iyilik dayatmasını eleştirirken, iyilik nedir? sorusunu yönetiyor bize. O zaman düşünelim beraber. Gerçekten iyilik olarak gördüğümüz şeyler bir iyilik mi? Buraya bir metafor bırakıp kendi içinizde bunu düşünmenizi isterim. Mesela biz insanlar sokak hayvanlarını aç kalmasınlar diye marketten aldığımız hazır
1000Kitap
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2022 1. kitabı
Kitapçıda kitaplar arasında dolaşırken rastgele elime geçen bu kitap adı itibariyle ilgimi çekti. Bazı tepkilerimizin, yaşam becerilerimizin eksikliği sahip olduğumuz utanç duygusu olabilir mi diye düşündüğüm şu sıralarda bir çok sorumun cevabını bu kitapta buldum. Kitap utanç duygusunu, utançla ilgili duyguları, farklı kültürlerde bazı durumlara karşı duyulan utanç davranışlarını, cinsel utanç duygusu ve işlevlerini, utanca karşı duyulan tiksinti ve kadın ile erkekte bedene duyulan utanç duygularını anlatmakta. Başlarda çeviriden kaynaklı olsa gerek ifade edilen şeyleri anlamasam da kitabın son kısımlarının daha anlaşılır olduğunu söyleyebilirim.
Utanç ve Tevazu DuygularıMax Scheler · Pinhan Yayıncılık · 202138 okunma