Öncelikle belirtmek isterim ki gerçek hayat hikayelerini,yaşanmışlıkları anlatan kitaplara ayrı ilgim vardır.Meyra kitabına da bu istekle başladım.Kitap benim için tam anlamıyla "hayal kırıklığı".Eleştiriye neresinden başlasam bilmiyorum.
Kitap başlarında gayet odaklı gayet akıcı şekilde ilerledim.Okurken tvüzün,zorbalığın,vahşetin sahnelerinin olacaginı biliyordum onu göze alarak başlamıştım.Bahsedilen sahnelere geldiğimde sinirlerim bozuldu çünkü tavüz sahneleri çok sık ve açık sekilde tekrarlanmaya başladı,hiç bitmeyecek sandım.Türk drama dizisi tadı verdi,Hiçbir duygu geçmedi sürekli bir kopukluk vardı.Diğer hatta beni en çok yoran sorunda:Kitapta türkçülük üzerine öyle bir algı var ki..."Türk sanıyorlar ama değiliz"sanki sı*plar işi gücü bırakmış amaçları müslümanları değilde sadece Türkleri katletmek bu beni rahatsız ett,sanki anlatılmak istenen bambaşka.Karakterler evet zorluklar cektiler ama çok isyankar geldi.Biz inancımız gereği ne yasarsak yaşayalım her şeyin bir imtihan olduğu bilincindeyiz ve "Allah'a teslimiyet"kavramımız var.Bu kavram umudu da dinç tutar.Bu duruma hiçbir değinme yok arada imam konuşuyor "Allah bizi bırakmaz vs"karışısındaki hemen karşı geliyor.Garipti,çözemedim.Eğer gerceklere merakınız varsa benim gibi ,kaynakları iyice gözden geçirmelisiniz.KESİNLİKLE ÖNERMİYORUM,Yaşanan katliamı gerçekten hissedilebilineceği kitaba yönelinme fikrindeyim.
Meyra