Her yeni bilgi insanın ihtiyacıdır... Ancak bu bilgi insan onuruna ters düşmeyecek baskı ve zorlama olmayacak şekilde göz önüne serilirse, insan bu fikirlerinden istifade eder... Bu, çocuk için de böyledir...
Bu nedenle, bir kişiye bir konuda ikna etmeye çalıştıkça, o kişinin savunmaları ile karşılaşılır... Belki kendi haline bırakıldığında kendisinin de kabul edeceği düşüncelerin zorla veriliyor olması kişiyi rahatsız eder...
Çocuk yetişkinden ayrı bir ruhsal alemde yaşar...
Bu alem, çocuğa has rahatlık ve renklilik içindedir...
Yetişkinlerin dünyası çocuğa uygun değildir...
Orada hırs vardır... öfke vardır... yarınlara dair planlar vardır, kaygılar vardır... ve geçmiş yaşama dair sorunlar vardır...
Çocukta ise ne geçmişe dair sorunlar, ne gelecek günlere dair kaygılar vardır...
Bundandır ki çocuk ruhu, insanı iyi eder... Onun kaygısızlığı yetişkine iyi gelir...
Çocuk, eğitilirken, onun çocuksu dünyasına girmek, onu orada gözlemlemek, yetişkinden farklı bir ruh haliyle yaşadığını farkedip ona oradan hitap etmek gerekir....
Çocuğun dünyasına giremeyen yetişkin, çocuğu kendi dünyasına getirmek zorunda kalır ki, böylesi bir durum çocuk için hiç de huzur verici değildir....