Salih

Salih
@Animangakademi
10/10
·500 syf.··
Beğendi
·
2021 158. kitabı
Mitsuha bir sabah uyandığında kendini bir erkek bedeninde bulur, hem de hep hayalini kurduğu Tokyo'da yaşıyordur. Garip bir rüya gördüğünü düşünerek sadece o ana uyum sağlamaya çalışır. Taki de kendi bedeninde başka birinin olduğundan habersiz bir kadın bedeniyle uyanır, bir kız kardeşi vardır ve bir kasabada yaşıyordur. Senin Adın, kader, zaman ve mekan kavramlarını birbirlerine kırmızı iplerle bağlayan, muazzam bir kapağı olmasına rağmen çok klişe bir konusu varmış gibi hissettiren ama kitabı bitirdiğinizde bu önyargınızdan utanacağınız bir konuya sahip olan duygusal mı duygusal bir manga. Çizimlerinin oldukça sade ve bir sayfaya düşen yazı baloncuklarının da oldukça az olduğunu varsayarsak 500 sayfalık bir kitaba göre çok kolay okunan bir kitap, kendinize güveniyorsanız bir saat gibi kısa bir sürede bile bitirebilirsiniz. Dilerseniz paralel evren olarak adlandırın, dilerseniz garip bir astral sehayat... Bu kitap kendini çok sevdirecek!
Senin AdınMakoto Shinkai · Gerekli Şeyler Yayıncılık · 20202,302 okunma
Reklam
10/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
Dan Brown'un en kötü kitabı kılıfına zorla oturtulmuş bu kitap yazarın ilk kitabıdır ve bu göz önüne alındığında kitap profesyonellik derecesine yükselecektir. En azından ben öyle düşünüyorum. Dan Brown iyiyi ve kötüyü, dostu ve düşmanı gerçekçi biçimde harmanlayarak kağıda dökme ustalarından bir tanesi, bunu da şu ana kadar çıkarmış olduğu altı kitabın -Dijital Kale'de dahil- altısında da yoğun olarak gösteriyor... Kitabın konusuna uzaktan bakıldığında klasik bir konu gibi dursa da bu konuyu bu denli detaylı yazmak zor bir iş ve verdiği teknik bilgilerin çoğunun doğru olduğu da su götürmez bir gerçek. Bu kitabın adını internette arattığınız zaman onlarca hatta yüzlerce kötüleyen yorum göreceksiniz (görebilirsiniz demiyorum, göreceksiniz) ama ben bunların çoğuna katılmıyorum. Tek katıldığım nokta kitabın sonunun aceleye getirilmesi. Hangi ara toparlanıp kağıtta yazılan şifreyi çözmeye kalkıştılar ilk okuyuşumda anlamamıştım. İkinci, üçüncü okuyuş derken konusu biraz daha yerine oturmuştu zaten. Bunun dışında kitaptaki olayın gidişatı sürükleyiciydi ve sonu hariç olay örgüsü oldukça düzenliydi, ben pek göze batan bir kısım göremedim. Bunun sebebi belki de en sevdiğim yazar olduğu içindir, belki de kusur bulmak istemiyorumdur, ya da en basitinden eleştirecek gücü kendimde görmüyorumdur, haddim değildir, bilemiyorum. Neyse, son olarak... Dan Brown, biz bu kitabı okuduktan sonra "Bende Susan Fletcher/David Becker gibi şifre çözmek istiyorum!" diyeceğimizi düşünmüş olacak ki kitabın sonuna ufak bir de şifre koymuş. Bir yazar daha ne kadar düşünceli olabilir ki? UYARI: Bu kitabı okuduktan sonra en ufak sayı karmaşasına -hatta telefon numaralarına bile- şifre muamelesi yapabilirsiniz. Bence kendinizi yormayın. Basit bir dünyada yaşıyoruz.
Dijital KaleDan Brown · ODTÜ Yayıncılık · 200822,7bin okunma
"Fakat sen kimsin ki benim için? Sen, beni asla, asla tanımayan, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, hep, ama hep yoluna devam eden ve beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için?"
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2021 39. kitabı
Kendisi dört-beş sene öncesinde kitaplığımda bulunan ama birine vermemle geri gelmeyen bir kitap olduğundan içimde yaradır... Gerçi bunu aştığımı düşünüyorum, çünkü seneler Erebos'u aklımdan silemedi ve kısa bir süre önce gittim, aldım. Erebos'u ilk okuduğumdan bu yana düşüncelerimin değişmediğini, sadece biraz güçlendiğini fark ettim. Kitap mükemmel... Mü-kem-mel... Şimdi izninizle övmeyi bırakıp kitabı anlatmaya geçeceğim. Erebos, bir oyun. Bilgisayar oyunu. Ama her şeyi bilen bir bilgisayar oyunu. Mesela oyuna ilk girdiğinizde isminizi istiyor, kendinize ait olmayan bir isim söylediğinizde ise bunu kabul etmiyor ve gerçek isminizi söylemediğiniz takdirde oyuna başlayamıyorsunuz. Ayrıca bu oyunu oynamanın bazı kuralları var. Oyunu oynarken yalnız olmak, oyundan kimseye bahsetmemek ve oyun içinde kendi adınızı kullanmamak gibi kurallar bunlar. Üstelik Erebos'ta herkes yalnızca bir cana sahip. Yani karakter öldüğünde geri dönüş gibi bir durum söz konusu olmuyor. Biliyorum çok anlatamadım ama ilginizi çekti, biliyorum... Kitapta inanılmaz bir yaratıcılık var ve en ufak kelimesinde bile sıkılmadım. "Aman burayı da okumasam olmaz mı..." dediğim hiçbir yer olmadı. Her sayfası mükemmel. Özellikle macera ve bilgisayar oyunu sevenler için çok güzel bir seçenek. Şaka şaka... Bilgisayar oyunu sevmiyorsanız bile sıkıntı olacağını düşünmüyorum. O kadar mükemmel. Kitap bittikten sonra böyle bir oyun olmasını ne kadar çok istedim ve aradım, bilemezsiniz. Poznanski'nin mükemmel bir hayal gücü var ve bu saate kadar ben yazarın diğer kitaplarını neden almadım diye kendime kızmıyorum değil. Okuyun, okutturun demeyeceğim. Ama okuyun, okutturun.
ErebosUrsula Poznanski · Pegasus Yayıncılık · 20162,126 okunma
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2021 50. kitabı
Onu gördüm, erkekleri bilmeye başladım. Onu gördüm, kendimi bilmeye başladım. Onu gördüm, hayatı bilmeye başladım. Onu gördüm ve istedim. Ben hiçbir şeyi bu kadar çok istemedim. Ben istediğim hiçbir şeyi bu kadar çok sevmedim. Onu gördüm, onu sevdim, onu istedim. Nuvanza'ya duyduğu aşkın bir kısmını böyle dile getiriyor Ninatta... O kadar içten, o kadar emin... O kadar âşık. Kitap size eski zamanlara ait bir tablet bulmuşsunuz da onu okuyormuşsunuz gibi bir izlenim veriyor. Tableti yazan kişi de Maruvaş'ın kızı, Nuvanza'nın sonsuz aşığı Ninatta... Neden bu kadar sevdim bilmiyorum. Ninatta'yı okudukça Ninatta oldum. Ninatta'yı dinledikçe Nuvanza'ya aşık oldum... Ninatta ile heyecanlandım, Ninatta ile üzüldüm. Ninatta kadar sevdim, onun kadar umut doldum. Ninatta ve Nuvanza için o 12 ayrı şehri dolaşıp, bilezikleri toplayıp Ninatta'ya götürmek istedim. Ninatta'nın acısını ve özlemini dindirmek istedim. Nasıl ve neden bu kadar sevdiğimin açıklamasını yapamıyorum. Bazı kitapları (kitap olmak zorunda değil, bazı şeyleri) sadece kendinize saklamak istersiniz ya, kimseye söyleyesiniz gelmez... Bu kitabın yorumu da bu yüzden gecikti aslında. Atasım gelmedi, sonra atmak ve size de sevdirmek istedim ama böylesine sevdiğim bir şeyi nasıl aktaracağımı bilemedim vesaire... Ahmet Ümit'ten beklenen polisiyenin oldukça dışında, incecik, okuması belki de iki saat sürecek bu ufak kitap, neredeyse en değerlim haline geldi. Okuyanlar, okumayı düşünenler, lütfen gelin, bir kahve içelim...
Ninatta'nın BileziğiAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 20196,5bin okunma
Reklam