"Feryal ablanın anısına içerim mutlaka her Allah'ın günü. O olsa da, olmasa da. Çünkü kırklı yaşlarına gelmiş, o güzelim kahverengi saçlarını sarıya boyatmış, iki çocuk annesi, mutsuz Feryal Hanım artık eskisi gibi iki tek atamıyor..."
"Bir gün bana dedi ki, 'Sakın âşık olma. Âşık olacağına, sarhoş ol. İkisi de aynı oranda çarpıyor adamı. Hem ayrıldığında içki hâlâ yanında oluyor. O ise gidiyor..."
Çünkü ikimizde biliyorduk. O gidecekti ve ben bekleyecektim. Çünkü istediği an kolaylıkla bana söylemeden birden çıkabilirdi hayatımdan. Ama dağınık saçlı adam, kibarca izin istiyordu. Bu da, gerçekten doğruyu söylediğini gösteriyordu.
"Keşke geriye gidip senin bütün acılarını da kendi üzerime alma şansım olsaydı. Belki o zaman, eski Yosun'umu görme şansım olurdu. Ben... onu köpekler gibi özledim."