Comprador kelimesi yanılmıyorsam, İspanyolca: ilk sömürgeciler İspanyollar değil mi? Sömürgelerinde “yerli halkla” kendi “tüccarlarının” direkt temasını yasaklamışlar; bu teması ancak, “yerli halktan seçtikleri” bazı kişiler yürütebiliyor, comprador onların adı. Gittikçe kelimenin kapsamı genişlemiş, yabancılarla çıkar ilişkisinde bulunan, yabancıların davuluna oynayan “yerli” anlamına gelmiş.
Canım az mı film gördük, az mı roman okuduk? Hollywood’un hemen bütün exotique filmleri, Batı’dan Afrika’ya, ya da Asya’ya giden “şirket mümessillerinin”, oralardaki madenleri işletmek, plantasyonlarda hevea üretmek için, “kendi dilini konuşan, kendine yakın” kişileri aramasıyla geçer. Şimdi Joseph Conrad’ın, Jack London’ın, Rudyard Kipling’in, Somerset Maugham ’in Graham Green’in romanları aklıma geldi.