Arkeoloji bölümü öğrencisi olarak temel derslerimden biri Mitoloji olduğu için bu esere ilişkin analiz motivasyonum daha iyi anlaşılır diye düşünüyorum.
Mitoloji Dersi sayesinde Tanrıların Doğuşu eserini okuduktan sonra Homeros’un İlyada’sını okudum
Popüler Kültür nedeniyle Homeros’un İlyada’sına aslında yabancı değildim.
Brad Pitt’in başrolünü üstlendiği Hollywood yapımı “Troya” filmi Homeros’un İlyada’sı esas alınarak beyazperdeye aktarılmıştı.
Tabi İlyada, Troya Savaşı’nın tamamını değil, on yıl süren savaşın son yılında geçen yaklaşık 50 günlük bir kesiti anlatır.
Zihnimizde oluşan Film ve senaryodan sıyrılarak bu eseri ele almak bu sebepten önemli.
Eserin Merkezindeki çatışma, bir şehir kuşatmasından çok insanın iç dünyasındaki fırtınadır:
Homeros’un dünyasında kahraman Kusursuz değildir, Gururludur, Hata yapar, Acı çeker.
İlyada’da Aşil(Akhilleus) , yarı tanrı olmasına rağmen en insani zaaflara sahip figür olarak görülür.
Hektor ise düşman safta bir ölümlü olmasına rağmen en ahlaki ve aile merkezli karakterdir. Bu karşıtlık destana etik derinlik kazandırır.
Bu arada Olympos Tanrılarının da insani zaaflardan farksız duygularla bu çatışmalarda kendine yer açtığını görürüz.
Tanrılar sürekli müdahale eder; ancak kaderi değiştiremezler.
Bu coşkunlukta dizeler yüzlerce sayfa boyunca akar gider.
Bu eserin orijinal dilinde akışkanlığını tahmin etmek teması itibariyle güç değil.
Ancak Türkçe çevirisinin de büyük bir yetenek, emek ve eseri baştan yaratma çabası olduğunu bilmek lazım.
Bu çevirinin sahibi bir Arkeolog adayının hemen her yerde adını gördüğü birisi: Azra Erhat.
Erhat’ın çevirisinden Antik şiirin epik ritmini koruması, Türkçeyi doğal ve akıcı kullanması, Ağırlaştırmadan şiirselliği yaşatması yönüyle her okuyucu gibi ben de etkilendim.
Azra Erhat aynı