Dostoyevskiye ait olduğuna ikna olamadığım kitap.Kimin yazdığını bilmeden okusaydım aklıma gelecek son yazar bile olmazdı. Özellikle Suç ve Ceza , Karamazov Kardeşler ve Yeraltından Notlar gibi başyapıtların ustası nasıl oldu da böyle vasat ve buram buram kurgu kokan,psikolojik derinlikten eser olmayan bir şeyler sundu okurlarına,şaşkınım! Betimleme falan hak getire , sinir bozucu bir masal falan okuyorum sandım yahu.
Dostoyevski benim için tüm zamanların en iyisidir , Suç ve Ceza ise okuduğum en iyi kitap listesinde yıllardır hep ilk sırada yerini korur. Bu kitabı bitirdiysem bunlara olan saygımdan.
Büyük hayal kırıklığı yaşadım,hem asla ona yakışmayacak kadar kötü bir kitap yazmış olduğu için,hem benim kafamdaki profilini bu denli baltaladığı için.
Okumamış olmayı isterdim.
Bedensel hastalıkların nereden kaynaklandığını az çok biliyoruz;ama ruhsal hastalıklar kötü eğitimden,çocukluktan başlayarak kafalara doldurulan gereksiz bir sürü şeyden,sözün kısası,toplumdaki bozukluklardan oluyor.Toplumu düzeltin,bu hastalıklar kalmayacaktır.
Kendinize saygı duyuyor ve bir şey yapmadan eliniz belinizde boş oturuyorsunuz.Toplumsal yarar neresinde bunun?Kendinize saygınız olmasaydı da bir şeyler yapsaydınız.
Başkaları istiyor diye kendi tutkusunu,kendi gereksinimini dikkate almadan,para,onur ve başka şeyler uğruna kendini yiyip bitiren insan her zaman budalanın biridir.
İnsan aslında karmaşık bir varlık değil.Çoğunluğu zamanın büyük bir bölümünü yaşamak için kullanıyor,geriye kalan ise,özgür oldukları küçük zaman diliminden öyle korkuyor ki,ondan kurtulmanın her türlü yolunu deniyor.İşte insanın değişmez yazgısı.