İnsanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense körler gibi rastgele dolaşmayı ve ancak çarpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar.
Ben zengin,güzel,akıllı ya da zeki değilim ama mutluyum ve mutlu kalacağım!
Mutlu bir doğaya sahibim,insanları seviyorum,şüpheci değilim ve kendimle birlikte herkesi mutlu görmeyi arzuluyorum.
Dilbilgisinden gram nasibini almamış bir -edebiyat- eseri,hehehehe:)
Kitapları yarıda bırakamamak gibi kötü bir huyum var yoksa asla ama asla okunacak,zaman kaybedilecek bir kitap değil.
Zavallı sinirlerim!
Çok zorlandıklarını söylemeliyim.
Nasıl bir anlatım bozukluğudur böyle!
Konusu da ancak böyle yazılarak amacına hizmet etmezdi.
Ben öneri üzerine yaptım bir hata,siz yapmayın.
Dostoyevskiye ait olduğuna ikna olamadığım kitap.Kimin yazdığını bilmeden okusaydım aklıma gelecek son yazar bile olmazdı. Özellikle Suç ve Ceza , Karamazov Kardeşler ve Yeraltından Notlar gibi başyapıtların ustası nasıl oldu da böyle vasat ve buram buram kurgu kokan,psikolojik derinlikten eser olmayan bir şeyler sundu okurlarına,şaşkınım! Betimleme falan hak getire , sinir bozucu bir masal falan okuyorum sandım yahu.
Dostoyevski benim için tüm zamanların en iyisidir , Suç ve Ceza ise okuduğum en iyi kitap listesinde yıllardır hep ilk sırada yerini korur. Bu kitabı bitirdiysem bunlara olan saygımdan.
Büyük hayal kırıklığı yaşadım,hem asla ona yakışmayacak kadar kötü bir kitap yazmış olduğu için,hem benim kafamdaki profilini bu denli baltaladığı için.
Okumamış olmayı isterdim.