Anne Kadın

Anne Kadın
Küçük Prensimin Annesiyim 🩵 “Kendi hikayemin kahramanı.”️️ “Yıldızları kovalayan bir düş avcısıyım.”️
An­lamıyorlar işte ...demişti. "Diğer insanlara ihtiyaç duymayanları anlamıyorlar. Birilerine bağlı olmamanın yalnızlık çekmek ol­duğunu sanıyorlar. Kimse bunlara manevi gücün ne olduğunu öğretmemiş."
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Babam her zaman "Kendinin en iyi arkadaşı olmalısın," der. Henüz küçükken bu sözün ne demek olduğunu anlayamıyordum. Ama şimdi anlıyorum. Bu söz, yalnız ve kendinle baş başa olmak­tan mutluluk duymalısın; yani seni mutlu etmeleri için başka insanlara ihtiyaç duymamalısın demek..
Bir Fincan Kahve, Biraz Huzur ve Zamansız Bir Hikâye:
​Bazen günün en güzel anı, eline sevdiğin bir kitabı alıp dünyadan kısa bir süreliğine uzaklaştığın o andır. Bugün yanıma kahvemin mis kokusunu ve taze çileklerin neşesini alıp, beni çocukluğumun o en sevilen masallarından birine götüren "Belle en het Beest"in sayfalarına daldım. ​Hepimiz bu hikâyeyi biliyoruz; kalbinin güzelliğiyle dünyayı değiştiren Belle ve o ürkütücü görünümün ardında şefkat arayan Beest... Ama bu baskıyı okumak, o tanıdık duyguları yeniden ve çok daha zarif bir şekilde hissettirdi. Kitabın kapağını açtığınız an sizi karşılayan o naif çizimler, hikâyenin ruhunu öyle güzel yakalamış ki, sayfaları çevirirken kendimi o şatoda, o büyülü gülün yanında hissettim. ​Alessia Mannini’nin ellerinden çıkan illüstrasyonlar ise tek kelimeyle büyüleyici. Hikâyenin o masalsı dokusunu modern ama bir o kadar da nostaljik bir hava ile yansıtmış. Kitap sadece bir "çocuk masalı" olmaktan çıkıp, insanın içini ısıtan bir sanat eserine dönüşmüş resmen. ​Dış görünüşün ötesine geçip kalbe dokunmanın önemini hatırlatan bu Belle En Het Beest klasik, yoğun bir günün ardından ruhumu dinlendirmek için seçebileceğim en güzel dosttu. Eğer sizin de ruhunuzun biraz "bir varmış bir yokmuş"lara ihtiyacı varsa, bu kitabı listenize ekleyin derim. ​Şimdi kahvemden son bir yudum alıp, bu güzel hikâyenin üzerimde bıraktığı o tatlı huzurla günüme devam ediyorum. ✨🌹

Anne Kadın

, bir kitap okudu
Puan vermedi·24 syf.·
Beğendi
·
2025 89. kitabı
Marian van Gog
0/10 · 1 okunma
İrlanda'nın Sessiz Çığlığı
Kitabın kapağındaki o yumuşak, huzur veren yeşil tonları beni daha okumadan içine çekmişti. Ancak Claire Keegan’ın dünyasına adım attığımda, o yeşilliğin altında ne kadar büyük fırtınaların koptuğunu gördüm. "Mavi Tarlalardan Yürü " yazarın dünya çapında tanınmasını sağlayan en önemli eserlerinden biridir. Bu kitap, sadece İrlanda’nın mistik doğasını anlatmıyor; aynı zamanda o toprakların üzerine sinmiş kadim yaraları, aile sırlarını ve insanların birbirine söyleyemediklerini fısıldıyor. ​Kitabın ismini veren o "mavi tarlalar", aslında alışık olduğumuzun dışındaki bir gerçekliğe işaret ediyor. İçindeki sekiz farklı öyküde, modern İrlanda’nın kırsalında sıkışıp kalmış hayatları izliyorsunuz. Hikayelerde karşılaştığım o "garip" geleneklerin ve halk hikayelerinin (folklore), aslında insanların yalnızlığına nasıl bir kalkan olduğunu fark etmek sarsıcıydı. Örneğin; bir rahibin sorguladığı inancı, bir ailenin sessizliğe gömülmüş travmaları veya doğanın insan ruhu üzerindeki o vahşi ama iyileştirici gücü... ​Keegan’ın dili o kadar duru ama bir o kadar da keskin ki; kendinizi bazen nemli bir İrlanda kasabasındaki dar sokaklarda, bazen de uçsuz bucaksız ama hüzünlü bir tarlanın tam ortasında buluyorsunuz. Bu kitap benim için sadece bir okuma deneyimi değil, İrlanda’nın o meşhur melankolisiyle tanıştığım derin bir yolculuk oldu. Eğer siz de kelimelerin ardındaki o büyük boşlukları hissetmeyi ve "sessizliğin" nasıl anlatıldığını görmek istiyorsanız, bu tarlalarda mutlaka yürümelisiniz. Mavi Tarlalardan Yürü