Anta Lena

Anta Lena
@Antalena
Kalıplardan sıyrılıp özgürleşmenin mutluluk olduğunu anlayalı çok oldu. Okurum, seyahat ederim ve yaşarım.
Turizm
Üniversite
Peru, Türkiye
Muğla
37 okur puanı
Mart 2026 tarihinde katıldı
Birinden hoşlanmanın acizliği
Azgar, “Kuş olmayan uçurumların etrafında dolaşmamalı!” dedi kaprisli çocuk itirazıyla. Jayen’in boş gözlerle kendine baktığını görünce toparladı, “Uçurumlar... Masa Dağı’ndaki... Bir an önce gidip görmek istiyorum, bakalım kuş muyum neyim? Kim bilir, belki kanatlarım çıkar, gözlerim keskinleşir, hafızam canlanır. Başımıza nerede ne geleceği belli mi olur?” Jayen onun nerede ne zaman ne yapacağını kestiremiyordu, sürpriz yumurta gibiydi ve aşırı zekiydi. Bu onu korkutuyor öbür yandan gizemlerine çekilmekten kendini alamıyordu. İçinden, ‘Otuz beş yıllık yaşamımın en aciz dönemindeyim,’ diye geçirdi. Birisinden hoşlanmak ilk kez azap veriyordu.
Sayfa 223·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Erkekler
Erkekler içlerindeki çocuğu gizlemek için genellikle kendilerini de gizlemek zorunda kalırlar.
Sayfa 220·Kitabı okudu
İmkansız aşk hırçınlaştırır.
İkisi de hırçındı ve hırçınlıklarının sebebi diğeriydi. Jayen koyduğu mesafelerin aslında mesafeleri süratle kısalttığını ve hiçbir işe yaramadığını fark ettiğinden hırçındı, Azgar’sa mesafelerin uç uca dizilerek yeni mesafeler doğurduğunu zannettiğinden.
Sayfa 208·Kitabı okudu
Göçmenler kraliçesi!
Azgar çenesini sıkarak annesine karşılık verdi, “Peki, sana yeni soru, Tekin’in insan kaçakçılığına bulaştığını benden neden gizledin? Bunu da bilmediğini söyle hadi.” “Sen Kirkor Abi’yle görüştün!” “Görüşme denmez öttürme denir, Türkçede güzel argo kelimeler vardır, öğren. Onu arabaya atıp kaçırdım, o da annemin göçmenler kraliçesi olduğundan bahsetti.” Kadın derin bir nefes çekti, burnunun içinde böcekler vızıldıyormuş gibi sesler çıktı, “Tekin insan kaçakçısı değildi, sadece sığınmacılara yardım ediyordu. Onlara ev, iş bulmak türünden şeyler. Birkaç kere tercümanlık yaptım, Tekin yoğunken bir iki sefer de yeni gelen sığınmacıları kalacakları yere götürdüm, o kadar.” “Saklanacakları demek istedin galiba!” “Ne önemi var, Tekin’in söylediğini yaptım.” Yüzüne ters ters baktı, “Sana onun iğrenç biri olduğunu bin kere söylemedim mi?” “O kimseye kötü davranmadı, yardım etti, hem o benim kocam, karşı mı gelseydim? Dinimiz buna izin vermez.”
Sayfa 184·Kitabı okudu
İnsan neden evlenmeli?
Kirkor duruşunu değiştirerek sırtını kapıya yasladı ve dosdoğru Azgar’a baktı, “Bak yeğenim hepimizin suçları ve mecburiyetten doğmuş günahları var. Tekin, annen, sen, ayrıcalığınız ne söyler misin? Birini suçlamak en kolayı, sebeplere bakmayı bilen yok. Ha bir de insanlık ve vatandaşlık haklarımızın bilincinde değiliz, burası da önemli. Kendimizi nasıl koruyacağımızı, neleri düzeltebileceklerimizi bilmiyoruz, önemsememişiz. Hepimiz devletten aldığımız üç beş kuruşluk hizmete eğilip bükülüyoruz, devlet esasında bizim hizmetkârımız fakat biz efendimiz sanıyoruz. Hepsi cahillikten. Farklı fikirlere de saygımız yok. Daha iyi yaşam önerenlere, düzene karşı çıkanlara terörist deyip milli mesele haline getiriyoruz. Sonra... Sonrası kocaman bir bok çukuru... Hele işin temelinde yokluk ve fakirlik varsa istesen de çıkamıyorsun o çukurdan. Tamam, bana aşağılık işlere bulaştığımı, insanlığın yüz karası olduğumu söyleyebilirsin, inan ki şerefsiz, erdemsiz biri sayılmam. Neden biliyor musun? Şeklimi, şemailimi, kalıbımı tartıp biçtim ve aile kuracak yeterlikte olmadığımı anlayıp günahlarımı nesillerime taşımamak için yuva kurmadım. İstemez miydim geleneksel biçimde ailem olsun, manevi güvencem olsun, lakin kendime şunu sordum; bir yuva ve o yuvada çocuklar istemeye layık biri miyim? Şimdi sana ve içine düştüğün duruma bakınca bunu daha iyi idrak ediyorum, iyi ki öyle yapmışım. İnsan, neslini sürdürmek maksadından ziyade nesli yükselip sürsün diye evlenmeli, ne dediğimi anlayabiliyor musun? Düşünsene, debelendiğim günah çukurunun göbeğinde çoluk çocuğa karışıp, politikacıların yaptığı gibi aile, din, gelenek kavramlarına karşı fedakâr, kendilerine karşıysa çilekeş olmayı mı öğütleseydim? İçinde bulunduğum çevrenin kurallarından başka ne verebilirdim? Neyse beni bugünkü koşullarda
Sayfa 178·Kitabı okudu