İo. 8. yüzyılda batıya doğru gelişen bu haraket, 1492'den sonra Avrupa'dan Amerika kıtasına doğru girişilen kolonizasyon akımıyla kıyaslanmıştır. Duruma aydınlık getiren bir karşılaştırmadır bu, çünkü ikisi de uzaklara yönelen haraketlerdir, ikisinde de sahipsiz olmayan yeni topraklarla karşılaşılır. 'Kolomb öncesi' Amerika'nın yerli halkları vardır, Akdeniz uzak-batısının ise tarımla daha o zamandan yerleşik bir yaşama girmiş halkları.
Bugünkü Akdeniz'i bir göl durumuna getiren bu görünümden tarihçi her ne pahasına olursa olsun uzak kalmalıdır. Yüzeylerden söz ettiğimize göre, unutmayalım ki Augustus ve Antonius'un Akdeniz'i ya da Haçlılarınki, hatta II. Felipe'nin donanmasının gezdiği Akdeniz'in boyutları, bugünün hava ya da deniz yolculuklarının bizim kafamızda uyandırdığı boyutların yüz katı, bin katıdır. Tarihteki Akdeniz'den söz etmek, ona gerçek boyutlarını vermek, onu sınırsız düşünmek demektir; üzerinde durulması gereken önemli bir noktadır bu. Eskiden Akdeniz tek başına bir evren, bir gezegendi.