“Hangimiz düş ve hangimiz gerçek? Düşünüyorum, o halde ben varım. Düşünen bir adamı düşünüyorum ve onun kendisinin düşündüğünü bildiğini düşlüyorum. Bu adam düşünüyor olmasından varolduğu sonucunu çıkarıyor. Ve ben, onun bu çıkarımının doğru olduğunu biliyorum. Çünkü o, benim düşüm. Varolduğunu haklı olarak ileri süren bu adamın beni düşlediğini düşlüyorum. Öyleyse, gerçek olan biri beni düşlüyor. O gerçek, ben ise düş oluyorum.”