Bu kitabın tek kişilik bir oyunu yapılsa; seyredenler kahkaha atar, ağlar, güler, hüzünlenir, coşar, eğlenir. Demet Evgar da iyi bir kurguyla harika canlandırır.
Bir solukta okuduğuma göre ben de hepsini yaşadım. Okumayan 40+'lar ne kaçırdıklarını bilemeyecek.
Bir Yılmaz Özdil klasiği. Akıcı, bazen karmaşık anlatımıyla tarihe farları yakmış... Siyasi yakın tarih meraklılarına keyifli bir öğün; ileride bugünleri anlamaya yardımcı olacaktır kanımca.
Kısa, eğitim kıvamında bir kitap. Bunu Sinan Canan'ın bir sohbetinde bahsi geçtiği için meraklanıp almıştım. Bir kez okumayla yetinilmeyecek değerli bilgiler içeriyor bence. 'duygu dostu iletişim' kavramı hayata geçirmeye değer görünüyor.
Yeniden okunacak rafıma ekledim.
Kitap bir taraftan içimi ısıtıp beni nostaljik bir yolculuğa çıkarırken, bir taraftan da hayal kırıklığınına uğrattı! Herhalde çok alışmışım karmaşık, acılı, akıl oyunlarıyla dolu, can yakan, esef uyandıran günümüz ilişkiler ağına ki, o zamanların naif, içten, sevgi dolu ilişkileri bana yavan(!) geldi; hayal kırıklığım o yüzden.
Bige Hanım'ın okuduğum bu 3. kitabı da sarıp sarmaladı. Bakalım elimdeki diğer kitabı beni hangi duygu/düşün bugibugisine bindirecek...
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Bir ara Azra Kohen'le intihal meseleleri vardı, dikkatimi çekmemişti. Geçende Penguen Kitabevinde rastladığım kitabını aldığımda sadece "bir bakalım" kadar hevesliydim içeriğine.
Kitap daha ilk birkaç bölümünde çekti beni içine ve sadece birkaç gün sürdü bitirmem. Hem akıcı yazımı, hem sürekli düşündürmesi, hem "aa evet ya.." hissini gıdıklaması, hem çizdiği portrelerin ne kadar da tanıdıklığı. Kitaptaki kahramanların farklı ama benzer hayatlarına tanıklık...
Bu kısa okuma maceram, yazarın diğer kitaplarına da bakma hevesini oluşturdu.