Korkarım ki kadınlar gaddarlığın hem de katıksız gaddarlığın değerini her şeyden çok bilirler. İçgüdüleri olağanüstü ilkeldir onların. Biz onlara özgürlüklerini verdik ama onlar gene de efendilerini arayan birer köle olmayı sürdürüyorlar. Hükmedilmeye bayılırlar.
Bu öyle bir mutluluk ki insan bu mutluluğun artık devam edemeyeceğini anladığı sinir ve karmaşa labirentine düşene kadar aynı mutluluğu yaşayarak dönüp duruyor.
Günler Aylar YıllarYan Lianke
Günler Aylar Yıllar…
Balou Sıradağları’nda kuraklıkla mücadele eden yaşlı bir adamın öyküsü diyebiliriz. İncecik bir kitap, yer yer rahatsız etse de okuması keyifli. Belki çeviri kaynaklıdır bilemem ama yazarın bazı betimlemelerini gereksiz buldum. Tek derdimiz de bu olsun. Lisede Huzur Sokağı’nı okurken 50 sayfa mahalle betimlemesi okumuş insanız sonuçta.
Açıkçası sonu beklediğim gibi olmadı. Ah Kör Köpek, nasıl cız etti içim senin hâllerine! Arkadaşım Eşek şarkısını dinlerken bile ağlayan bir insanım ben. Konu ilgisiz olsa da Gülsarı’yı anımsattı bana. Bilgilendirme: Gülsarı da içimde kanayan bir yaradır. Bunun dışında yaşlı adamın mücadelesi okumaya değer. Okurken gerildiğim kısımlar oldu. Ha yağdı ha yağacak diye beklemek=pazar günü uyurken sabah kar yağsa da kar tatili olsa diye ummak( Dilemek de olabilir.) Sonu hayatın olağan akışına uygun fakat
“mükemmel bir atlayış yapan Yaşar” gibi uygun ortam bulmasa da kendini boşluğa umarsızca bırakan gözyaşı sahibi biriyseniz duygulu anlar yaşayabilirsiniz. İçinde uygunsuz ifadeler geçmese öğrencilerime de okuturdum, sonunu düşünmezsek eğer. :) Neyse kitap incecik zaten birkaç cümle daha yazsam özeti gibi olacak. Okunabilir, beğendim. Ama biraz kalbim kırık.
Keyifli okumalar…