Ruh tahlilcisi Sabahattin Ali'nin kalemi tenkit değil ancak takdir edilir..
Sabahattin Ali'nin eserlerinde,sıradan olaylar; derin ruh tahlilleri,betimlemeler ve teşbihlerle klasik kisvesine bürünür ve bu muazzam bir başarıdır.
İçimizdeki Şeytan'da:
Hatalarını,günahlarını,yanlışlara meylini 'özüne" değil de şeytan'a atfeden ; hayalperest Ömer'de kendini bulmayan pek azdır.
Ömer'in ruhsal gelgitleri,iradesiz halleri,mecburiyetleri ,Macide'ye olan ilgisi ve şefkatinde;
Nihat'ın kariyeri ve idealleri uğruna sınır tanımazlığında,
Çakma aydınların karakter tutarsızlıklarında,
Ve hatta veznedar Hafız Hüsamettin Bey' in ümitsizliğinde,
Şeytan PARA'dır! Bu şeytani araç insanoğlu nefes aldığı sürece ehemmiyetini koruyacak ve iradeleri,nefisleri teste tâbi tutacaktır.
"...İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim,fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum..
...Halbuki ne şeytanı azizim,ne şeytanı ? Bu bizim gururumuzun,salaklığımızın uydurması..İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu...İçimizde şeytan yok...İçimizde aciz var ..Tembellik var ..İradesizlik,bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey : hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var..."