Mesele bir şey olmak değil, mesele sen olmayan her şeyden soyunup, en başta sende 'Ol!' denmiş olanı yaşamaktır. Yaşamak da zaten budur. Oysa sen sende 'ol' denmiş olan kim, bilmiyorsun. Bir çakma kimlikte her gün ordarı oraya savruluyorsun. Anlamaları lazım, burada ya kendin olursun ya yok olursun. Kendinden başka bir şey olamaz; ancak ortada sürüklenen, tanımlanamayan bir yokluk olursun. Sen yok isen, senin bir yaşamın nasıl olur? İşte bak, yoklukta debelenip duruyorsun. Kendine gel.!Kendine... Gel!"
Yaşamım boyunca hep adamlar için bir şey olma, onların verecekleri ile eksiden kurtulma çabamla, onlardan alabileceklerimi toplayabilmek için yaşadım. Madem eksiğim ben, bu eksikliği kapatacak olan malzeme başkalarında olmalı. Sevgi, ilgi, değer, anlayış, saygı vesaire vesaire. . .
Ama, acı çekerken, doğmayı bir ıstırap, bedeninizin yükünü taşımayı alnınıza yazılı bir lanet olarak dü, ben de size derim ki, bu yazıyı alınterinizden başka hiçbir şey silemeyecektir.