gamze

İnsan birini özlemeyegörsün, özlenenin sureti inatçı bir hayalet gibi yakasına yapışıyor. Atılan her adımda, alınan her solukta sinsice kendisini hatırlatıyor. O zaman özlediğine dair tüm hatıraları bir bir temize çekiyor kişi ve en çok onların arasına yenilerini katamayacağına üzülüyor. Galiba hatıraları böylesine kederli yapan, onları çoğaltamayacağımızı bilmek...
Sayfa 11·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Bu karanlık garda, nicedir her sabah onu beklediğimi, dahası bundan sonra da her sabah onu bekleyeceğimi kendime, sadece kendime, sessizce itiraf ediyorum. O zaman acı bir tebessüm yeşeriyor dudağımın kenarında. Beklemek ne kadar sürer anlıyorum. Bir ömür ve hatta belki sonrasında da. Beklenen gelene kadar değil, gelmeyişi boyunca.
Artık dönmeyecek bir sevgiliyi beklediğini söyleyenler de var, mezara verilmiş evladının yolunu gözlediğini de. Hemfikir olduğumuz yegâne husus, beklediğinin gelmeyeceği. Ve birbirimize itiraf etmesek bile, bunda hepimizi büyüleyen bir şey var: Gelmeyeceği aşikâr birini bekleyebilmenin o muhteşem, görkemli, kederli ve korkunç güzelliği. Bizi kimse, bizi kimse böyle bekleyerek ama gene de beklentisizce sevmedi. Peki ya biz kimseyi?
Dünya güzel yer sahiden. Keşke boş yere endişelenmeden yaşayabilsem.
Sayfa 193·Kitabı okudu
Narin, seninle birlikte çiçeklere su verelim mi? Rüzgârlı bir günde vapurla karşıya geçelim Narin. Bazı sabahlar erkenden kalkıp deniz kıyısında yürüyelim. Nasıl da iyot kokuyor tenin.
Sayfa 133·Kitabı okudu
Reklam