gamze

Bizim için zaman ilerlemez. Döner. Bir ıstırap merkezinin etrafında döner sanki. Her ayrıntısı değişmez bir kalıba göre düzenlenmiş, yememizin, içmemizin, yürümemizin, uzanmamızın, dua etmemizin, hiç değilse dua için diz çökmemizin bile demirden bir formülün katı kurallarıyla belirlendiği bir yaşamın insanı felce uğratan durağanlığı; her korkunç günü en küçük ayrıntısına kadar bir öncekinin eşi kılan bu duranlık niteliği, yaşama nedeni sürekli değişim olan dış güçlere kendini iletir sanki. Bizim için bir tek mevsim vardır, “keder” mevsimi. Güneşle ay bile bizden uzaklaşmıştır sanki. Dışarıda günün maviliği ve altın ışıltısı hüküm sürebilir; ama altında oturduğumuz küçük, demir parmaklıklı pencerenin kalın camından içeri süzülen Işık gri ve soluktur.
Sayfa 81
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Acı çekmek uzun süren bir andır. Onu mevsimlere bölemeyiz. Yalnızca ruh hallerini saptayıp yinelenişini kaydedebiliriz.
Sayfa 81
Edebiyat
Ama “sevgi” pazarda alınıp satılan bir mal değildir, tartıya vurulmaz. Sevginin verdiği mutluluk, zihnin mutluluğu gibidir, canlı olduğunu hissetmenin mutluluğudur. Sevginin amacı sevmektir; yalnızca sevmek, sonuna kadar sevmek.
Sayfa 73
Edebiyat
Nefret insanı köreltir. Sen bunun farkında değildin. Sevgi en uzak yıldızda yazılı olanları bile okuyabilir ama nefret seni öylesine köreltmişti ki, bayağı arzularının dar, sınırlı, zaten şehvetle solmuş bahçesinden ötesini göremiyordun. Hayal gücünden tümüyle yoksun olman, kişiliğinin bu gerçekten ölümcül kusuru, içindeki “nefret”in sonucuydu. “Nefret” kurnazca, sessizce, gizlice, tıpkı likenin solgun bir bitkinin köküne dadanması gibi, kişiliğini kemirdi, sonunda en küçük çıkarlardan, en aşağılık amaçlardan başka bir şey göremez oldun. Sevgiyle gelişebilecek en iyi özelliklerini “nefret” zehirleyip felce uğrattı.
Sayfa 64
Edebiyat
Tanrılar tuhaftır. Bizi cezalandırmak için yalnızca kötü huylarımızı kullanmazlar. İyi, yumuşak, insancıl, şefkatli yanlarımızla da mahvederler bizi.
Sayfa 56
Edebiyat