"Ferit bir mecmua buldum ve bazı satırları okudu:
-Görüyor musunuz? 20 seneden beri buhran geçiren Garp musikisi, bizim çeyrek seslerimize muhtaçtır. Bakınız mektupta daha neler iddia ediyor:
'Garp sanatı, Şark sanatından ilhamlar alsa çok iyi eder. Herhangi bir Şark sanatı değil, yakınlığı ve mükemmeliyeti itibari ile bu vazifeye en elverişli olan Türk musikisidir. Türklerin mahsulünü vermiş, birçok şaheserleri mevcut, tam bir sanatları vardır.' Cümleye, son cümleye dikkat ediyor musunuz? Türklerin mahsulünü vermiş, birçok şaheserleri mevcut tam bir sanatları vardır! En büyük Garp musikisi münekkitlerinden biri tarafından bu cümle yazılırken biz alaturka musiki lağvediyoruz!"
"Şarkla Garbın mültekasında olan Türkiye, Garptan tesir almakta tereddüt etmemelidir. Ancak, bu tesir, bizim tarafımızdan yapılacak mukabil bir tesiri ihlal etmeyecek derecede kalmalı, yeni kültürümüzün güzel ve Halis köklerine kadar nüfuz etmemelidir. Bunun için Garpta Türk musikisine karşı, bilhassa bugün verilen ehemmiyet artarken, Türkiye konservatuarından alaturka musiki kısmının kaldırılması çok yanlış bir harekettir."