Ilknur salamova

Ilknur salamova
@AprilandJune
Gazeteci, tercüman, şair, hikaye yazarı
Bakı
Şeki, 27 Nisan
38 okur puanı
Temmuz 2017 tarihinde katıldı
Gerçeğe layık olmak
Bu da dört yandan bastır­dıkları kışkırtmaların, sayısız ima ve anlam arayışının sonun­ da ellerinde hiçbir şey olmadığı anlamına geliyordu. Onlara bu kısırlığı sunmayı kendime hak görüyordum çünkü bazı insan­ların bu hayatta gerçeğe layık olmadığı benim için artık açık ve netti. Gerçek için yeterli değillerdi. Onu alacak saygınlıkları yoktu. Dolayısıyla yalan söylemenin ya da eksik bırakmanın da zararı yoktu. Sorun değildi. Böyle düşünüyordum.
Sayfa 182·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Düşünmeden
Uzun sözün kısası, parlaklık kötüydü, "aşırı keder" kötüydü, "aşırı neșe" kötüydü, dolayısıyla herhangi bir halde olmadan gezinmeniz lazımdı; ve düşünmeden, en azından üst düzeyde düşünmeden.
1000Kitap
Işıltılı insanlar
Işıltsı olmayan bir grup insanı ele alın, hatta bir insan topluluğunu, koca bir ulusu ya da belki küçük bir devleti; fiziki ve enerjik düzlemde uzun süre karanlık akli enerjilerin batağına saplanmış, yine yıllara yayılan kişisel ve toplumsal ıstırabın, kișisel ve toplumsal tarihin vasıtasıyla, kasvetin, kederin, korkunun ve öfkenin yükü altnda ezilmeye şartlanmıș küçük bir devleti... İște bu insanlar asla ha deyince parlak ve ışıltılı bir sevimlilik abidesinin ortamlarına adım atıp, üstlerine ışık saçmasına müsamaha edemezler.
Alıntı
Dolayısıyla babam tipindekiler için, annem tipindekilerin aleminde mesele hiçbir zaman," Soykırım'ı düşünüp halimden memnun olmalıyım" ya da " Burnumda çıban çıktı ama yolun aşağısındaki adamn çıban çıkacak burnu bile yok, o yüzden ben onun burnu yok, benim var diye neşelenmeliyim, o da Soykırım'ı düşünerek neşelenmelí" meselesi değildi. Babam asla "Dizlerimin üstüne çöküp başkaları benden katbekat acı çekiyor diye şükredeyim" anlayışında olmamıștı. Neden yanıldığını da anlamıyordum çünkü hayatın böyle işlemediğini bilmeyen yoktu. Öyle işlese, dünyanın en büyük talihsizi olduğuna karar kılınan kişi hariç hepimiz mutlu olurduk, oysa bildiğim çoğu insan mutsuzdu.
1000Kitap
Öğretmeni düşünüyordum, her günün sonunda bir günbatımı olduğunu, yaşamayı sürdürürken tabutlanıp gömülmenin kader olmadığını, karanlığa dair hiçbir șeyin üstesinden gelinemeyecek kadar azametli olmadığını, açılacak daima yeni sayfalar olduğunu, eskiye tutunmayı bırakıp kendimizi sembolizme, en umulmadık yorumlara açmamız, kendi saklı tuttuklarımızı, yitirdiğimizi sandıklarımızı da açığa çıkarmamız gerektiğini söyleyişini düşünüyordum. "Bir seçenek getirin, sevgili öğrenciler," demişti.
Alıntı
Reklam