vsco.co/visualldreamer
კვირიკიძე
Uçurumun derinliklerinden çıkamamak, belki de kendi
kimliklerinin çöküşünü yaşamak ve kendilerine yabancılaşmaktır.
~Mutsuz Olmak
Buzağımız da iyice büyüdü ha! Kuvvetli bir dana oldu.
İpini çektiği zaman tutmak çok zor oluyor. İneğin bütün sütünü emmeyi âdet edindi. İnek onun anasıdır ve sütünü hiç esirgemiyor ondan.
Anlıyorsun değil mi?
Anneler hiçbir şeyi esirgemez..
Hayatta ona en büyük sadakat, en büyük ilgi gösteren ve kendisini canı kadar sevdiğinden emin olduğu tek kişi varsa o da dedesiydi. Biraz şaşkın olduğu için bazı kişiler ona Kıvrak Mümin adını takmışlardı... Ne olmuş yani? Ne derlerse desinler,
insanın öyle bir dedesi, öz dedesi olması çok iyi bir şeydi.
İyi yürekli bir insandı ve böyle olduğunu, ama değerinin bilinmediğini yüzüne bakar bakmaz anlardınız.
Ta eski çağlardan beri böylelerine şu öğüdü verirler:
"İyi olma, kötü ol! Dişlerini göster! Bak sana bu da azdır! Kötü ol, kötü!" Ama onun talihsizliği idi bu. Hep iyi olarak kalırdı. Buruşuk yüzünde gülümseme hiç eksik olmaz ve bakışı ile sanki "Ne istiyorsun? Ne istiyorsan söyle, senin için her şeyi yaparım, canın ne istiyorsa söyle bana.." derdi.
Neyi görmek istese gösterirdi bulutlar. Onun mutsuz olduğunu, ah! etseler, vah! deseler de, kimsenin bulamayacağı bir yerlere kaçıp gitmek, uçup gitmek istediğini bilirlerdi.
Kaçıp gitse, "çocuk kayboldu, nerelerde bulacağız onu?" diyeceklerdi. Kaçıp gitmesin, orada durup ken dilerini seyretsin diye de, onun istediği her biçime girerlerdi.
Sayısız biçimlere girebilirdi bulutlar. Yalnız, o biçimlerin neye benzediğini anlaması, görmek istediğini seçip bulması gerekirdi.