Dilara ☆

Cehalet başa belaydı, bela, bela olacak…
7/10
·136 syf.··
2023 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2023 00:59
*Spoiler içerir! Rus Devrimi sonrasındaki sıkıntılı dönemde geçen romanda, alanında uzman bir zoolog olan Prof. Persikov tarafından araştırmaları sırasında şans eseri bulunan “kızıl ışın” ve bunun yol açtığı felaketler anlatılıyor. Canlıların aşırı büyümesine ve üremesine yol açarak devasa canlılar haline gelmelerine neden olan kızıl ışın, ülke genelinde tavuklarda görülen bir salgın sonrasında Persikov’un denetiminden zorla alınır. Tavuk yumurtalarında kızıl ışını kullanmak isteyen bilimden fersahlarca uzaktaki ekip bir hata sonucunda yılan yumurtalarını bu ışına maruz bırakır. Cahilliğin ve bilimden uzaklığın sonucunda ülke dev yılanların istilasına uğrar. Kitap bir bilim-kurgu olarak ilerlese de ciddi bir dönem ve sistem eleştirisi içermektedir. Stalin dönemini, bilimin ve bilginin varlığını yok sayan cahilleri ve iktidarı kötüye kullananları eleştiren kitap günümüz Türkiye’sinde birkaç küçük farkla yazılmış olsaydı zannetmiyorum ki kimse şaşırsın!
Ölümcül YumurtalarMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,842 okunma
Reklam
Hitler başta, Gestapo her yerde…
7/10
·603 syf.··
Beğendi
·
2023 11. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2023 23:53
*Spoiler içerir! İkinci Dünya Savaşı’nın eşiğinde Reich’ın önde gelen liderlerinin eşleri kanlı cinayetlerle öldürülür. Gizli saklı ilerleyen bu dava için Gestapo’dan Franz Beewen isimli bir subay görevlendirilir. Beewen davayı tek başına çözemeyeceğini anladığında; öldürülen her kadının uğrak psikiyatristi olan Simon Kraus’dan ve aristokrat bir aileden gelme başka bir psikiyatrist olan Minna von Hassel’den yardım alarak 603 sayfa boyunca katili bulmaya çalışır. Kitapta pek çok ters köşe an bulunmaktadır. Her seferinde akla yatan nedenlerle suçlanan bireylerin aklanması sonucunda olayın bir kısır döngü haline gelmesine ramak kala Grangé her zamanki gibi heyecan dozununu artırarak bizi tek düzelikten kurtarır. Mermer adam olarak adlandırılan katilin, Nazi Almanyası’nda istenmeyen etnik kökenlerden olan çingenelere mensup, ailesinin intikamını almak için Nazilerin içine sızan albino bir kadın olduğunun anlaşılması ise son ters köşedir. Sapkın Nazi düşünce sistemi ile mükemmel bebekler ve mükemmel bir ırk yetiştirme idealleri 2. Dünya Savaşı’nın resmî olarak başlaması ile birlikte enkaz haline gelerek tuzla buz olur. Kitap her ne kadar polisiye gerilim türünde bir kurgu olsa da Nazi Almanyası’ndaki tüm patolojik fikirler ve sapkın davranışlara yönelik birçok eleştiri içermektedir. Özellikle kitapta bu sistemin bir parçası olan Beewen’ın zaman zaman yaptığı iç hesaplaşmalar ve sisteme olan eleştirilerini bize düşünceleri aracılığıyla anlatması Nazi ol ya da olma yaşanan vahşetin evrensel olduğunu göstermektedir.
Mermer AdamJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 20222,597 okunma
İşleneceğini Herkesin Bildiği Bir Cinayetin Öyküsü
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2023 5. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2023 17:28
Okuduğum ilk Márquez kitabı olan Kırmızı Pazartesi, yazarın dilinin oldukça ağır olduğu önyargısıyla başladığım ancak yine yazarın akıcı yazımı ve konunun sürükleyiciliği sayesinde bir gün içerisinde bitirebildiğim bir kitap oldu. Kitabın bir diğer adı “İşleneceğini herkesin bildiği bir cinayetin öyküsü”. Her ne kadar yazar tarafından “Santiago Nasar, onu öldürecekleri gün, piskoposun geleceği gemiyi karşılamak için sabah saat 05.30'da kalkmıştı." şeklinde kafalarda soru işareti bırakmayacakmışçasına romana başlanmış olsa da, aslında anlatımın ilerlemesiyle birlikte bambaşka sorular sorarken buluyoruz kendimizi. Yazar sonu belli bir olayın ayrıntılarını bolca merak uyandırarak satır satır anlatıyor bize. Roman her ne kadar bir cinayeti anlatsa da arka planda toplum yapısını ortaya çıkaran birtakım ayrıntılar içeriyor. Günümüz Türkiyesi ile de benzerlikler içeren bir toplumla karşı karşıyayız aslında. Namus olgusunun baş tacı edildiği ve yine ‘namus için’ denerek yapılanların çoğu kişi tarafından haklı görüldüğü bir toplum… Romanın yazıldığı 81 yılından günümüze kadar bazı şeylerin değişmediğini görmek basitçe tanımlamak gerekirse ‘can sıkıcı’. Toplumun kayıtsızlığı da aslında üzerinde durulması gereken başka bir konu. Neredeyse herkesin olayın gerçekleşeceğinden haberinin olması ve kendilerine atfettikleri çeşitli bahanelerle kimsenin son ana kadar taşın altına eline sokmaması göz göre göre Nasar’ın canına mal oluyor. İkizler aslında bu işe girişmemek için ellerinden geleni yapıyorlar. Tek istedikleri birisi/birileri tarafından durdurulmak. Toplum ise asıl suçu yaratan belki de… “Suçu toplum hazırlar, suçlu işler.” Kitap gerçekten güzel kurgulanmış. Kesinlikle okumanızı öneririm. Keyifli okumalar!
Edebiyat & Roman
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,3bin okunma