“Eğer sizden sokakları süpürmeniz istenirse Micheangelo’nun resim yaptığı, Beethoven’ın beste yaptığı veya Shakespeare’in şiir yazdığı gibi süpürün. O kadar güzel süpürün ki, gökteki ve yerdeki herkes durup, burada dünyanın en iyi çöpçüsü yaşıyormuş desin.”
Martin Luther King
Kitabı okurken hayat dedim nasıl da sahip olduğumuz onca şeyin kıymetini bilmeden yaşıyoruz. Nasıl da farkında olmadan bilmediğimiz bir konu hakkında hüküm verebiliyoruz. Çocukluğum geldi aklıma komşumuzun kızının her fırsatta tek kız olmamdan dolayı yaptığı "espiriler!" "Evlatlık almışlar seni gök kuşağının sonunda bulmuşlar, yok yok kuyuya düşmüşsün oradan çıkarmışlar." Çocuk aklı işte inanır ağlardım. Üstünden yaklaşık yirmi sene geçmesine rağmen aklımda yer etmiş ve o anki tedirginliğimi hala hatırlıyorum. Bu durumu gerçekten yaşayan çocuklar var. Küçücük zihinlerinde yoğunlaşan soruların içerisinden çıkamayan. Yetişkinler olarak bizler önce kendimize sonra evlatlarımıza evlat edinmenin de çocuk sahibi olma şekli olduğunu anlatarak onlarla birlikte biz de anlayarak zaten normal olan durumun toplumda da normal karşılanmasına katkıda bulunmalıyız. Kitaptaki net cümleler ve samimiyet, sanki yazar karışımdaki berjere oturmuş öyle anlatıyor hissi verdi bana. Nefesimi tutup dinledim. Öyle hissettim. Kendi anneliğimi düşündüm. Kızını yüreğiyle doğuran bir annenin yüreğime dokunduğunu hissettim. Okunmasını tavsiye ederim.
"İnsan zamanı bir döngü izlemiyor; onun yerine dümdüz bir çizgide ileriye doğru gidiyor. İnsan bu yüzden mutlu olamıyor; mutluluk yinelenmeye duyulan özlemdir."