Arda Çolakoğlu

Arda Çolakoğlu
@Arda4534
Koyup tesbîh-i mercânı seni kim dinler ey vâ'iz Mufassal kıssa başlarsın garîb efsâne söylersin -Bâkî
Öğrenci
Boğaziçi Üniversitesi/ Türk Dili ve Edebiyatı (Lisans), Yeni Türk Edebiyatı Anabilim Dalı (Yüksek lisans-devam ediyor)
Ankara
Kars, 19 Nisan
296 okur puanı
Mart 2016 tarihinde katıldı
Sevginin doğası hakkında söylediklerime bakacak olursak, sevginin kazanılması için en önemli koşul kişinin kendi narsisizmini yenmesidir. Narsist yönelişte kişi salt kendi içinde olanları gerçek sayar, dış dünya olaylarının kendi başlarına gerçek olduklarını kabul etmez, o olayları kendi açısından yararlı ya da tehlikeli oluşlarına göre değerlendirir. Narsisizmin karşısında nesnellik vardır; bu yetenek kişileri ve şeyleri oldukları gibi, nesnel olarak görme ve bu nesnel görüntüyü kendi istek ve korkularından oluşan görüntüden ayırabilme yeteneğidir. Psikozun her türünde nesnelleşme son derece güçtür. Akıl hastası için tek gerçek, onun korku ve isteklerini içeren, onun içinde var olan gerçektir. Dış dünyayı kendi iç dünyasının simgeleri olarak ve kendi yaratısı olarak görür. Hepimiz aynı şeyi rüya görürken yaparız. Rüyamızda istek ve korkularımızı(bazen de içimizdekileri ve yargılarımızı) yansıtan olaylar oluştururuz; uyurken gördüklerimizin, uyanıkken gördüğümüz şeyler kadar gerçek olduğuna inanırız. Akıl hastası ya da rüya gören biri dış dünyayı nesnel değerlendirebilmekten tamamen yoksundur; fakat az ya da çok hepimiz akıl hastası ve de uykudayızdır; hepimizin, narsist yönelimimizle çarpıtıldığı için nesnel olmayan bir dünya görüşü vardır. Örnek vermem gerekir mi? Herkes örnekleri kendini, komşularını seyrederek, gazete okuyarak bulabilir. Bunlar sadece narsist çarpıtma derecesi açısından farklılaşırlar. Örneğin bir kadın, doktora telefon eder ve o gün öğleden sonra gelmek istediğini söyler. Doktor o öğlen boş olmadığı, ancak kendisini yarın kabul edebileceği yanıtını verir. Kadının yanıtı ise, ''Fakat doktor evim ofisinizden sadece beş dakika uzakta,'' olur. Kadın evin yakın olmasının doktora zaman kazandırmadığını anlayamamaktadır. Durumu narsist bir şekilde
Sayfa 137 - Say·Kitabı okudu
Psikoloji
Reklam
Sevgi cinsel birleşme isteği yaratabilir, bu durumda bedensel birleşmede hükmetme ya da hırs yiter, şefkat ortaya çıkar. Eğer bedensel birleşme arzusunu sevgi doğurmuyorsa, eğer cinsel sevgi aynı zamanda kardeşçe sevgi değilse, bu birleşme geçici, hazza dayalı bir duygu olmaktan öteye gidemez. Cinsel çekim, bir süre için bir olma sanısı yaratabilir. Ne var ki sevgi olmadan bu ''birlik'', eskisi kadar yabancı ve uzak iki insan bırakır geride.
Sayfa 74 - Say·Kitabı okudu
Psikoloji
Sevgi aslında özgün bir kişiyle olan ilişki değil, bir tavır, sadece bir sevgi ''nesnesine'' değil tüm dünyaya karşı bağlılığı belirleyen bir karakter yönelimidir. Eğer kişi sadece bir tek insanı sever ve onun dışında tüm çevresine kaygısız kalırsa, onun sevgisi sevgi değildir; ya alabildiğine bir bencilliktir ya da ortak yaşam birliğidir. Hâlâ insanların çoğu sevginin yetiyle değil, nesneyle oluştuğuna inanır. Gerçekte bunlar ''sevdikleri'' kişiden başka hiç kimseyi sevmemelerini, sevgilerinin yüceliğinin kanıtı olduklarını sanırlar. Bu, yukarıda sözünü ettiğimiz yanlışın bir eşidir. Çünkü kişi burada sevginin bir eylem, bir ruhsal güç olduğunu göremez, sadece tüm gerekli olan şeyin doğru nesneyi bulmak olduğuna inanır. Her şey buna bağlı olarak kendiliğinden oluverecektir. Bu tutum resim yapmak isteyen fakat sanatı öğrenmek yerine en uygun nesneyi beklediğini, onu bulduğu zaman son derece güzel bir resmini yapacağını söyleyen kişinin tutumuyla aynıdır. Eğer birini seviyorsam herkesi seviyorumdur; dünyayı, yaşamayı seviyorumdur.
Sayfa 66 - Say·Kitabı okudu
Psikoloji
Yetişkin insan dıştaki anne ve babadan kurtulmuş ama onları içinde yeniden oluşturmuştur. Ne var ki, Freud'un süperego görüşünün aksine, anne ve babasını içinde birleştirerek oluşturmamış, kendi sevebilme yetisine göre bir annelik güdüsü, akıl ve yargı güdüsüne göre de bir babalık güdüsü oluşturmuştur. Bundan da öte, yetişkin bir insan -hangi oranda birbirleriyle çatışırlarsa çatışsınlar- hem annelik hem de babalık güdülerinin ikisiyle birlikte sever. Eğer kendine sadece babalık güdüsünü ayırırsa şefkatsiz ve haşin olur. Sadece analık güdüsünü yeşertirse yargılama gücünden yoksun kalır ve hem kendisinin hem de başkalarının gelişimini engeller.
Sayfa 64 - Say·Kitabı okudu
Psikoloji
Baba sevgisi koşullu sevgidir. Kural: ''Seni seviyorum çünkü umutlarımı gerçekleştiriyorsun; çünkü görevini yapıyorsun, çünkü beni seviyorsun.'' Koşullu baba sevgisinde de koşulsuz ana sevgisinde olduğu gibi olumlu ve olumsuz yanlar vardır. Olumsuz yanlardan biri baba sevgisinin kazanılan bir sevgi olması, beklentiler gerçekleşmezse yitebileceğidir. Baba sevgisinin doğasında yatan itaat, en temel erdemdir, itaatsizlik ise en korkunç günah. Bunun cezası ise baba sevgisinden yoksun kılınmaktır. Olumlu yanı da aynı şekilde önemlidir. Onun sevgisi koşullu olduğuna göre, onu kazanmak için bir şeyler yapabilir, onun için çalışabilirim, anne sevgisi gibi benim denetimimin dışında değildir.
Sayfa 63 - Say·Kitabı okudu
Psikoloji
Reklam