Tüm hayatınız boyunca siz, sizdiniz. Bedeniniz değişti, duygularınız değişti, rolleriniz değişti, inandıklarınız, düşünceleriniz, öncelikleriniz değişti fakat siz her zaman sizdiniz.
Bedeninizin değişmesine rağmen siz olarak kaldıysanız, siz bedeniniz değilsiniz demektir. Bedeninizde oluşan değişimleri düşünün... Yaşınız değişti, kilonuz değişti, boyunuz değişti
Kendinizi bazen daha yorgun, bazense daha güçlü hissettiniz.
Bu değişimleri fark eden sizi düşünün; yargılamadan, etiketlemeden sadece farkına varan kişiyi, tüm bu değişimlerin farkına varan kişiyi... Aynı şekilde hayatta edindiğiniz rollerin değişimine odaklanın. Bu hayata birinin çocuğu olarak başladınız, sonra bu süreç kardeş, eş, ebeveyn olmanızla devam etti belki de. Başka roller edinmiş de olabilirsiniz; çalışan, ekip arkadaşı Duygularınız da değişti. Duygularınızın nasıl sürekli değiştiğini fark edin. Bazen sakin, bazen gerginsiniz. Bir an kızgın, diğer an neşelisiniz. Bir an heyecanlıyken diğer an duyarsızsınız. Bazen çok sevdiğiniz birinden bile nefret edebiliyorsunuz.
Kayıplar yaşadınız belki, yas tuttunuz ardından fakat keskin acınız yerini uyuşuk, katlanılır bir acıya bıraktı. Duygularınızın yaşamınız boyunca nasıl değişiklik gösterdiğini fark edin. Çocukken sizi korkutan şeyler belki artık umurunuzda bile değil.
Çocukken hiç umursamadığınız şeyler belki bugün sizi en çok
kaygılandıran şeyler. Eskiden hoşunuza giden şeylerin artık sizi nasıl ilgilendirmediğini veya şimdi sevdiğiniz şeylerle eskiden ne kadar az ilgilendiğinizi fark edin. Duygularınıza dair sahip olabileceğimiz tek kesin bilgi değişken olduklarıdır; bir duygu gelip giderken bir diğeri onun yerini alır. Ancak duygularınız akıp giderken siz değişmiyorsunuz. Tüm duygularınıza rağmen siz, siz olarak kaldınız. Duygularınız hiçbir zaman