Eğer yaptığınız kötülükler hiçbir şekilde belli olmasaydı, vicdanınız hiç sızlamasaydı gerçekten iyi birisi olur muydunuz?
Kendisini bildiği bileli iyilik timsali olan saf yüzlü, hayatının her anında kanı deli gibi akan mevsimlik olmayan bir güzelliğe sahip olan Dorian; baktı ki hayatta yaptıklarını kötülüklerinin cezası -ve görünümü- kendisini temsil eden bir tabloya aktarılıyor, canı ne isterse yapmaya dürtülerine göre hareket etmeye başlıyor. Nası olsa kendinin dışarıdan görünümü -romanın bir yerine kadar- çok temiz ve çocuksu yani güvendiği sosyal kimlikleri de var bir yere kadar. Hani içindeki kötülük dışarıya yansır ya birçok insanın, kendisinde bu yok. Sonra çeşitli rasyonalizasyon savunma mekanizmalarıyla kendisini avutuyor ve en azından kendi vicdanı rahatlıyor ama ne olursa olsun kendisini temsilen tabloya yansıyor bu. Sonra "vicdanını" öldürüyor ve yaptığı tüm çirkinlikler yüzüne yansıyor. İyi de oluyor oh yani. Tüm karakteriniz harika bir yüzünüz olunca böyle olur işte. Sinir oldum.