Damlıyor gözlerimden hasretlik yaşları
Ağırlığı altında eziliyorum hüzünlü gidişlerin
Yolun sonu hangi çilehanede bitecek bilmeden
Ve değmeden ayrılığa
Kaçıncı Sabah bu yokluğunun gölgesinde kalan
Kaçıncı yağmur bu gözlerimden damlayan
Yıldırım hep mi aynı yere düşer hep mi aynı gönlü yakar
Nasıl taşıyabildin de gittin o koca yüreği
Gövdene kaç gömlek büyük gelmişti
Sustu gece, biliyor musun konuşamaz oldu
Ne varsa karanlıkta kaldı
Giderken yolun kenarına bırakmışsın çocukluk anılarımızı
Çıplak üşümüş bir halde
Ay giydirdin şimdi hüzne
Ve
Hüzne buladın son düşümüzü...