S

Ben hayatım boyunca pranga mahkumiyetlerinden kaçan köksüz bir ağaç oldum. Bana sorsanız gerçek yaşam hiç durmadan dosdoğru denize doğru gitmektir. Öyküler söylemek, öyküler dinlemek, öyküler yaşamak. Yıldızların arasına ağ örmeye çalışan bir örümcek çılgınlığında tek bir mumla dünyayı aydınlatmaya kalkmaktır.
Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Güzel bir yuvada yaşama inanıyordum, güvenli ve makul bir hayata, sağlıklı gıdaya, iyi zaman geçirmeye, çalışmaya, inanca ve umuda. Bunlara her zaman inandım.
Alıntı
Akşam yıldızı çayırların üstüne ölgün ışıklarını dökmektedir, az sonra esaslı bir gece çökecektir, dünyayı kutsayan, bütün nehirleri karartan, tepeleri sarıp sarmalayan, son kıyıyı da kapayan gece, ve kimse kimseye ne olacağını bilmeyecektir, yaşlanmanın çaresiz sefaletinden başka.
Alıntı
Ben düşünmekten yoruldum, benim yerime de düşünür müsün? İlgilenir misin insanlarla, yalanla, yalnızlıkla? Geceleri birdenbire bastıran sağanak yağışlı korkuları alır mısın yamacımdan? Gündüz gözüyle sevemiyorum kimseyi, yüreğimdeki bu düğümü çözebilir misin?
Alıntı
Korku ve öfkenin hüküm sürdüğü bir çağda, başkasını tehdit olarak değil, hikâyesi henüz açılmamış bir insan olarak görebilmek. Sevgi edilgen bir duygu değil asla, adalet arayışında cesaret, başkasıyla karşılaşmada merhamet ve kendine yönelik yüzleşme isteyen etkin bir eylem. Hem yarayı gör, hem de onu onarmaya talip ol. Dünya kimliklerin, sınırların ve korkuların ötesinde; vicdanı önceleyen, daha geniş bir “biz” fikrine muhtaç.