Arzu İnal

Puan vermedi·280 syf.··
2019 21. kitabı
Ben bu kitabı çok aşık olduğum birine gitmeden önce hediye etmek istedim. Gitme günüm yaklaşınca onu aynı bu kitaptaki gibi artık sevmediğimi fark ettim. Dolayısıyla vermedim, başta benim için aynı Dorian Gray gibi biriyken eli yüzü karakteri, *SPOILER* sonra o tablonun sonuna dönüştü benim için de. Hayatın en acımasız halini en iki yüzlü halini onda ve ilişkimizde gördüm. Hem çok üzüldüm hem de memnun kaldım. Çünkü artık hiç öyle sevmeyeceğiz! Ne mutlu, çünkü sonu aynı çukur bir daha hiç öyle yükselmeyeceğiz! Kitaba olan yorumuma gelirsem, çok beğendim. Kitabın ilk yarısı ikinci yarısından daha güzeldi, sonlara doğru biraz daha sıkıldım ama yine de güzelliğinden bir şey götürmedi. Tanrı tüm Dorian Gray’leri kahretsin ve onları hayranlıkla izleyen gözleri de. Ya da kahretme şekli budur,, lütfen öyle olmasaydı keşke. Not: Bir de, Lord Henry’nin insanların en karanlık sırlarını okumuş da o kitaba girmiş gibi bir halii var. Önünde çıplaksınız, başka şansınız yok.
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202399,1bin okunma
Reklam
Puan vermedi·632 syf.··
2019 15. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2019 03:53
En baştan anlaşalım, dünyadaki en güzel kitaplardandır kendisi. Bu kadar uzun olup bu kadar kısa süre hiçbir kitabı okumamıştım daha önce. Yani bu Oblomov, bu Oblomovluk o kadar tanıdık ki, o kadar elle tutulabilen ve kendi içinde mutlaka bulunabilen bir karakter ki, insan biraz gülüp biraz utanıp biraz hayıflanmadan edemiyor. Hayatımın bir dönemi tam olarak bu sanrıyla geçmişti. Kısa sürdü ama gerçekten etkisi o kadar ağır ki, insan yaşadığını anlamak istiyor ama yaşamak için hiçbir şey yapası gelmiyor. Yani yataktan kalkmasam benim için daha iyi ama yataktan kalkmazsam kafamda dönen düşlere de hiç ulaşamayacağım. Ah uyku, ne güzelsin ama uyanamazsam da yaşayamayacağım ki. Ölmeyi yeğlemektir bu kitap! *Spoiler içerebilecek bir konuşmaya gireceğim, okumayın* Kitabın ilk başlarında o kadar güldüm ki, o kadar güldüm ki. En kaliteli komedi filmi beni bu kadar güldüremezdi herhalde. Kıkır kıkır güldüm resmen. Üstelik öyle ‘komik’ denecek bir şey bile yoktu. Acıdım, ona güldüm sanırım. Kendime ve Oblomov’a. Yani, Oblomov öyle bir karakter ki, onu tanımamanızın imkanı yok. Hayatınızın bir döneminde mutlaka o sizsinizdir. Öyle biri ki Oblomov, kendini zorlayıp kalktığında, binbir düşünceyle itip kalktığında, ayakları terliğini hemen bulamazsa geri oturur. Ştolts ise öyle bir karakter ki, gerçekten bir süper kahramana inanmaz sevmem izlemem ilgi duymam, ama Ştolts bu kitabın süper kahramanıdır! Can gibidir, herkese nasip edilsin denecek bir insandır. Keşke öyle bir dostu olsa herkesin, Oblomovluk falan kalmazdı kimse de, orijinal Oblomov siz değilseniz. -Orijinal Oblomov benim!- Aşk bile kaldıramadı o yataktan ve ağır düşüncelerden Oblomov’u, o yüzden ben onu ölümle nişanlı görmüştüm ta en baştan. Olsun, bazı karakterler ve bazı insanlar toprak altında çok güzellerdir!
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma
10/10
·688 syf.··
2019 24. kitabı
Suç Ve Ceza- Fyodor M. Dostoyevski Bazı kitapların kapağını kapattıktan sonra, ‘’Buna hangi cüretle yorum yazabilirim ki?’’ diye düşünürüm. ‘’Yani benim bunu, kutsal kitap gibi göğsümün üstünde taşıyıp rafa bırakmaktan başka ne gibi bir cüretim olabilir?’’ Biri, Suç ve Ceza hakkında, ‘’Yazılmış en iyi kitaptır, buna kutsal kitaplar da dahil’’ demiş. Görüyor ve arttırıyorum, ‘’Dostoyevski, en iyi kutsal kitabı yazabilirdi. Kendisi koyu bir inançlı olmasaydı.’’ Kitap çok uzun. Gerçekten çok uzun. Bir klasik olduğu için, bunu lisede okuyup bitirmiş olmak gerekiyor gibi düşüncelere rastladım ve katiyen katılmıyorum. Ben bunu lisede okusaydım, Dostoyevski’den de, kaleminden de, yazdığından da, karakterlerinden de.. nefret ederdim. Çünkü beni açmazdı, boğardı. Cemal Süreya, 13 yaşında Dostoyevski okuduğunu, o gün bugündür, huzuru olmadığını söylemiştir. Ben 13 yaşında bu eserin onuncu sayfasına bile gelemezdim. Devran farklılığı deyip geçmek istiyorum buna. Dostoyevski, edebiyat dünyasının başına gelen en iyi şey, kuşkusuz. Öyle yazmış ki, öyle yazabilmiş ki; nasıl, nasıl diye sayfaları yemek dışında bize hiçbir şey bırakmamış. Bu kitabı uzun bir süreye yayarak okudum. Ama kitabın ikinci yarısını, ilk yarısından daha hızlı okuduğum söylenebilir. Üstelik sanırım ilk yarısını daha çok sevmiştim. Bilmiyorum büyülü bir kitap olduğuna inanıyorum, bazı anlar bitmek bilmedi sanki sayfaları hiç atlayamayacakmış gibi hissettim, ama sonra bir baktım, ‘’Bugün gerçekten 103 sayfa mı okumuşum?’’ olabildim. En keyif alarak okuduğum kitap diyemeyeceğim ama en emek vererek, en böyle derilerimi hissederek bütünleştiğim kitap olabilir. Dolayısıyla bu da onu en değerli olan yapıyor. Raskolnikov karakterine kesin aşık olurum, bu kadar insan sevdiyse ben yollarına kapanırım diye düşündüm ama
Edebiyat
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2015194,2bin okunma
Puan vermedi·533 syf.··
2019 2. kitabı
Kinyas ve Kayra.. Bu kitap hakkında söyleyecek o kadar çok şeyim var ki! Ama biraz endişeliyim her şeyi toparlayıp söyleyebilecek miyim diye. Muhtemelen buraya sığmayacak ve yoruma devam edeceğim. Öncelikle eseri okumayı düşünüyorsanız, alın okuyun ve yazıyı okumayı burada bitirin çünkü ağzımdan çıkacak hiçbir spoilera engel olamayabilirim. Hadi gidin ve alın okuyun sonra devam edersiniz. hadi hadi. Geriye sadece bu çamura düşen bataklıktakiler olarak kaldıysak devam edebilirim. Hakan Günday bunu neden yaptın? Neden yani? Neden? Nedeen? nedeeen? Ama teşekkür ederim, iyi ki yaptın. Seni gördüğüm yerde, gözüne öyle bakacağım ki, tek kelime etmeden seni sevdiğimi ve hayran olduğumu anlayacaksın. Söz. Öncelikle ben bu kitabı, üniversite 1.nci sınıftayken, okulun kütüphanesinden aldım. Normalde kitapları kütüphaneden almaktan hoşlanmıyorum, iade etmeyi sevmiyorum çünkü. Ama bunu sevip sevemeyeceğimi bilmiyordum, okumayı denedikten sonra belki alırım dedim. Ve.. ilk 80 sayfa falan okumuş olmam gerek.. aşık oldum. Aldığım gibi kitabı geri verdim. Sonra, güncel kitapların fiyatlarının klasiklerden daha fazla olması nedeniyle, klasiklere eğildim ve bunu hep erteledim. Sonunda 3 yıl geçtikten sonra, ben üniversiteyi neredeyse bitirecekken, neyi bekliyorum diyip aldım. Sonuçta ölebilirdim. Aldığıma zerre pişman değilim. O kadar güzeldi ki, o kadar özeldi ki. Arada bir hikayenin arasına o kadar çok girip yorum yazmışım ki, kitapla sevişmiş, kitapla boğuşmuş yıpratmışım hep. Kitap bitince kitabı duvarlara vurarak, NEDEEEN diye bağırmak istedim ama sakinleşmek zorunda kaldım sonra. Ama gerçekten neden? Kinyas bize bunu neden yaptın? Kinyas terk edince kitabı, gecenin 4. buçuk sıraları olması gerek, ağladım. Boncuk boncuk ağladım, çünkü Kinyas’ı Kayra’dan daha çok sevmiştim. Adı
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,4bin okunma