Jack London’ın Beyaz Diş’ini okurken şunu fark ettim: Doğa gerçekten acımasız ama bir o kadar da öğreticidir. Okuma sürecim bpyunca Beyaz Diş’in mücadelesi bende hayranlık oluşturduğu gibi aynı zamanda hüzün, acı ve tükenmişlik ruhunu da hissettirdi . açıkçası bazı yerlerde de çok sinirlendim ancak beyaz dişin yaşam mücadelesini göz önüne aldığım zaman yaşam şartları doğrultusunda takdir etmek zorunda da kalmış olduğunu söyleyebilirim.
Benim için bu bir kitaptan daha öte güvenin, sevginin ve değişimin ne kadar güçlü olduğunu gösteren bir yolculuktan ibaret olan bür hikayeydi. Özellikle insanların kendi seçimleri doğrultusunda bir canlıyı iyi ya da kötü olarak yönlendirmesi oldukça düşündürdü. Ve bunun sonucunda şu sonuca vardım: her bir insanın iyi -kötü bir evrenden oluştuğunu ve bu ahlakı etikleri karşımızdaki canlıya aktarırken aslında gerçek bizin ahlaki kurallarını karşımızdaki canlıya aktarmış oluruz. Özellikle karşımızdaki canlı bir hayvan ise öz benliğimizin gerçek yönünü ortaya koyarız. 
Kısa söylemem gerekirse ;Beyaz Diş bana hem doğanın sert gerçeklerini hem de şefkatin dönüştürücü gücünü hissettirdi. Okurken sadece bir kurt değil, aslında biraz da kendimi okudum.
Beyaz DişJack London · İndigo Yayınları · 202195,5bin okunma
 Herhangi bir devletin istediği bir devletin seviyesine gelmeden önce, seviyesine ulaşmak istediği devletin yok oluşunun seviyesinde olması gerekir. yani bir tarafın soyut isteğine, diğer tarafın soyut acısı karşılık gelir 
Halkın AfyonuKarl Marx · Kafe Kültür Yayıncılık · 201365 okunma
“İnsan bazen zincirlerini görmez, çünkü onlara alışır. En tehlikeli esaret, düşüncelerinin sana ait olduğunu sandığın andır. Sorular sormayı bıraktığında değil, cevapların değiştirildiğini fark etmediğinde kaybedersin. Gerçek; yüksek sesle söylenen değil, susturulamayan şeydir. Ve bir gün herkes susarsa, en büyük yalan ‘gerçek’ olarak kalır.”
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200bin okunma
“Bazı hayatlar bir kez yaşanmaz; verdiğin her karar, bıraktığın her insan ve sustuğun her anla yeniden yaşanır. Ve en çok da bizden gidenler değil, bizde kalan yankılar büyür.”
“Bazen bir insan, hayatının en sessiz anında bile büyük bir savaş verir. Dışarıdan bakıldığında her şey yolunda gibi görünür; ama içinde kırılmış umutlar, yarım kalmış hayaller ve hiç söylenmemiş cümleler taşır. Yine de ayakta kalır. Çünkü bazı insanlar için güç, bağırmak değil; her şeye rağmen devam etmektir.
Kadın dediğin, sadece acıya katlanan değil; acıyı anlamlı bir şeye dönüştürebilendir. Bir gün her şey üstüne çöker, dünya daralır, nefes bile ağırlaşır… ama o yine de bir sabah kalkar, yaralarını saklar ve hayatı yeniden omuzlar.
İşte gerçek hikâye burada başlar: ‘’Yıkılmamakta değil, her düştüğünde yeniden kim olduğunu hatırlamakta.”
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,4bin okunma