“Kitaplarımı göndermeni isteyip istemediğimi soruyorsun – sevgili dostum, Tanrı adına senden dileğim, onları benden uzak tutman! Yönlendirilmek, cesaretlendirilmek, coşturulmak istemiyorum, bu yürek kendi kendine de yeterince kaynıyor
Hıçkırıklar içinde sarsılan Harem-i Hümayun’a doğru yürüdüm.
Çocuk yaştayken getirildiği karanlık koridorları ömür boyu terk etmeyen; günlerini nakış işleyerek,konuşarak, Rusya, Fransa, Ceneviz, Viyana, Venedik gibi küffar diyarında geçmiş çocukluk günlerinin silinmeye yüz tutmuş bulanık anılarıyla geçiren mutsuz kadınlar cennetiydi burası.