Özünde Marmara yöreleri ile Trakya bölgesi insanları, daha eski dönemlerde de karşılıklı birbirlerinin topraklarına göç etmişlerdir. Nitekim güneydoğu Avrupa’nın bronz çağı keramik kuzey batı Anadolu kökenli olarak tanımlanmaktadır. Bununla birlikte güneydoğu Avrupa kavimleri ‘ nin Marmara’nın güney yöresi olan Göçler Troya Savaşları ndan yani Troya 7A kentinin yıkılmasından sonra yolunu kazanmıştır. Çünkü ilion kenti M. Ö. 3000-1200 tarihleri arasında geçilmez bir kaleydi. Bu dönemdeki güçler ancak sızma yolu ya da ticaret ilişkisi ile olagelmiştir. Çünkü kale 1200 sıralarında düşünce, yukarıda söylediğimiz gibi yüzyıllardan beri kuzey batı Anadolu’ya göz dikmiş bulunan güneydoğu Avrupa kavimleri, bu arada Muşkiler, brigler yani Frigler Mysi ve mygdon gibi kavimler büyük dalgalar halinde Anadolu’ya yakın etmeye başlamışlardır.
Üçüncü Hattuşili’nin oğlu dördüncü tuthaliyanın Krallık süresi de hitit çağın parlak bir dönemiydi. Hititler eskiden beri ellerinde bulundurdukları Toprakları, Suriye de dahil, olduğu gibi koruyorlardı. Ama devleti yine eskisi gibi Hattuşa‘ya bağlı bir krallık ve Mısır’la hitit büyük krallığın egemenlik bölgelerinin sınırında bir tampon devletçikti .
Her ne denli tikulti ninurta buyruğundaki Asur devleti Hattuşa için kaygı yaratacak bir düzeyde bulunuyor idi ise de, Tuthaliya duruma egemendi ve Mısır’ın komşusu Amur kralı Şavga muvaya ile yaptığı bir antlaşmada ona Asuri ülkesi ile alışveriş yapmayı yasak edebilecek güçteydi.
Büyük kral olarak Hattuşili akıllı bir dış politika uyguladı. En büyük başarısı 10-15 yıllık bir yanılma ile, yaklaşık M.Ö. 1270 sıralarında Mısır ile imzaladığını düşündüğümüz barış antlaşmasıdır. Hattuşili böylece o dönemin en büyük iki devleti arasında sürekli bir barış sağlamış oldu. Bu antlaşma bir bakıma, Muvatalli‘nin Kadeş elde ettiği zaferin Mısırlılarca kabul edilmesi demektir. Söz konusu antlaşmanın günümüze değin iki metni gelmiştir. Bunlardan biri Mısırlıların hazırladığı metninin akkadça çevirisi olup Boğazköy‘de, yani Hattuşa‘da bulunmuştur ve şimdi İstanbul arkeoloji Müzesi’ndedir. Ötekisi bir gümüş tablet üzerine çivi yazısı ile ve o dönemlerin diplomatik dili olan Akkadça yazılan metnin Mısırcı’ya çevirisi olup, ramasseum ve karnak tapınaklarının duvarlarına kazılmıştır.
Ağabeyi Muvattalli döneminde meşedi, yani ordunun beyi olarak kaşgaları imparatorluğa bağlı kılma başarısını gösteren Hattuşili, ikinci Ramses ile geciken Kadeş barış muahedesini yaparak insanlık tarihinin iki süper devleti arasındaki ilk barış antlaşmasınıı’nı gerçekleştirdi.