Aşksız ve paramparçaydı yaşam
Bir Inancın yüceliğinde buldum seni
Bir kavganın güzelliğinde sevdim
Bitınedi daha sürüyor o kavga
Ve sürecek
Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek
Üçüncü Hattuşili’nin oğlu dördüncü tuthaliyanın Krallık süresi de hitit çağın parlak bir dönemiydi. Hititler eskiden beri ellerinde bulundurdukları Toprakları, Suriye de dahil, olduğu gibi koruyorlardı. Ama devleti yine eskisi gibi Hattuşa‘ya bağlı bir krallık ve Mısır’la hitit büyük krallığın egemenlik bölgelerinin sınırında bir tampon devletçikti .
Her ne denli tikulti ninurta buyruğundaki Asur devleti Hattuşa için kaygı yaratacak bir düzeyde bulunuyor idi ise de, Tuthaliya duruma egemendi ve Mısır’ın komşusu Amur kralı Şavga muvaya ile yaptığı bir antlaşmada ona Asuri ülkesi ile alışveriş yapmayı yasak edebilecek güçteydi.
Büyük kral olarak Hattuşili akıllı bir dış politika uyguladı. En büyük başarısı 10-15 yıllık bir yanılma ile, yaklaşık M.Ö. 1270 sıralarında Mısır ile imzaladığını düşündüğümüz barış antlaşmasıdır. Hattuşili böylece o dönemin en büyük iki devleti arasında sürekli bir barış sağlamış oldu. Bu antlaşma bir bakıma, Muvatalli‘nin Kadeş elde ettiği zaferin Mısırlılarca kabul edilmesi demektir. Söz konusu antlaşmanın günümüze değin iki metni gelmiştir. Bunlardan biri Mısırlıların hazırladığı metninin akkadça çevirisi olup Boğazköy‘de, yani Hattuşa‘da bulunmuştur ve şimdi İstanbul arkeoloji Müzesi’ndedir. Ötekisi bir gümüş tablet üzerine çivi yazısı ile ve o dönemlerin diplomatik dili olan Akkadça yazılan metnin Mısırcı’ya çevirisi olup, ramasseum ve karnak tapınaklarının duvarlarına kazılmıştır.