Genç bir bülbül,aşk mevsiminde doğdugu için henüz kışı tatmamıştır. Kışa kadar güllerin ıçınde öter gezer.Hep böyle devam edecek sanır . Ne yazık ki kış gelir , kapıya dayanır. Güller solar , yapraklarını döker , sadece dikenleri kalır .
Genç bülbül bunu görünce bunalıma düşer. Delirir,çırpınır ama nafile...Bir gül bulamaz.
Kalkar komşusu yaşlı bülbülün kapısını çalar:
' Ey bilge! Ben delirmek üzereyim , bu kış uzun sürer mi ? '
Yaşlı bülbül , aynı durumu kendisi de gençliginde yaşadığı için genç bülbüle gülümseyerek bakar:
' Kış uzun sürer !' der.
Genç bülbül
' Peki ,gül olmadan koca kışı nasıl atlatıyorsun?' diye sorar.
' Senin sorunun cevabı içerdedir.' der ve onu yuvasına davet eder.Genç bülbül,içeri girince şaşırır kalır.Yaşlı bülbülün yuvasının duvarları boylu boyuna gül yapraklarıyla donatılmıştır. Böylece sorusunun cevabını almış olur . Hiç sesini
çıkarmadan dışarı çıkar. Dışarı çıkan genç bülbülün arkasından yaşlı bülbül seslenir:
' Dur evlat! Aşk acısını iyi bilirim.' der, genç bülbülün gagasına bir tutam gül yaprağı iliştirir. ' Yarın olmadığı yerde kokusuyla yetineceksin! ' der