Eski perdelerde düşlüyorum resmini,
Neden gittin diye sorsam,
Üzülmeden arala dudaklarını,
Neden gittin ki?
Daha çok sevecektim,
Ağlayacaktım,
Samanlıklardan çıkıp, dağ başlarına kaçmadan,
Karşına geçip hüngür hüngür ağlayacaktım.
Yaraladın,
Korkmadan,
Durmadan,
Hep aynı yerde,
Hep aynı güçle çevirdin hançeri,
Yufka yürekli bilirdim seni,
Sevdiğim tek ruhtu sendeki,
Bu şehrin ağırlığını kaldırıyorsam,
Bil ki içinde senin solukların, çığlıkların olduğu içindi.
Sokaklarda yürüyen cesetler içinde nefes almaktan usandım.
Sen olunca poyraz olurdum,
Bir günahkârdan bir fakire eser dururdum,
Şimdi sen durmadan gidiyorsun,
Her adım bir kurşun gibi,
Deliyor bu sönmüş çırayı,
Vuruyor,
Hem yolu hem beni, hem de sevgiyi,
Şimdi sevebilir miyim bir daha?
Sahi sevgi neydi?
Sen miydin, yoksa içimdekiler mi?